Ben her an birileri beni bırakıp gidecek diye de korkardım sanırım, ama hiç renk vermezdim. Belki de sırf bu yüzden kimseye aşırı düşkünlük göstermez, gri bir önemsemezlik zırhının ardında, çıplak ayakla, karnımı ağrıta ağrıta gezinirdim.
Çünkü bilir ki terk edilmek , görünürde gideni azıcık olsun haklı gösteren bir sebep olmadığı halde geride bırakılmak, bir çocuğun kalbini kanatır, ciğerini yakar.
Yıllarca ben değilmişim gibi yaptığım kişiydim. Belki de hep yazdığım kişi. Yazdığım bütün evlatlar, bütün analar, bütün babalar. Kaçıp gidenler,terk edilenler,unutulanlar, unutanlar, hepsi biraz bendim. Belki de sadece akıp kendi kendini bitirmeye uğraşan bir zehirdim. Ne var ki pişmanlıklar hiç bana göre değildi. Bu yüzden geriye dönmekten ve kendi hesabımı görmekten kaçınmıştım hep. Ama o karanlık, izimi sürmeyi bilmiş, hiçbir şeyden olmasa yazdıklarımdan sağa sola saçılmış, ben kaçmaya uğraştıkça dört yanımı kuşatmıştı. Artık inkârı mümkün olmayacak denli savunmasızdım, yorgundum, yalnızdım. Geçmişten bugüne taşımayı becerebildiğim kimsem yoktu. Ne kimseyi yanımda tutmuş ne birinin yanında durmuştum. Hatırlanmayan, hatırlamayan, kimsesiz bir meczup kadar yalnızdım. Hem de tam kırk yıldır...
Birisi kalkıp da kendini öldürdüğünde onun olmak zorunda olduğu kişiden istifa ettiğini görebiliyorsunuz, ama neden kaçtığını hiç bir zaman tam olarak bilemiyorsunuz.
Yeryüzünde bir minik değişiklik yapamamış, küçücük bir iz olsun bırakamamış biz sıradan insanlar, bedenimizle olmasa bile ismimizle ölümsüz olabilmeyi isteriz için için. Cok korkarız silinip gitmekten, unutulmaktan. Ne var ki pek az insan dünya döndükçe hatırlanma şerefine nail olabilir aramızda. Dürüst, faziletli bir insan olmak, hatırşinas evlatlar yetiştirmek, kimseyi incitmemek ya da hayatında hiç rüşvet almamış bir memur olarak son nefesini teslim etmek, bir adı ölümsüz kılmaya yetmez genellikle. Eğer suyun kaldırma kuvvetini keşfetmediyseniz, bir dünya savaşı başlatacak kadar korkunç biri değilseniz ya da fevkalade şiirler yazmamış, en güzel şarkıları söylememiş, mucizevi resimler yapmamışsanız, ne sebeple hatırlanacaksınız?