"Ferdinand, gitmek istiyor musun? "
-"Hayır, hayır, hayır, "dedi ayaklarıyla sertçe yere vurarak, istemiyorum, istemiyorum, içimdeki hiçbir şey de istemiyor, hiçbir hücrem istemiyor. Fakat kendi irademe rağmen gideceğim, onların güçlerinin korkunçluğu da bu değil mi zaten ; insanın kendi iradesine, kendi inancına rağmen onlara hizmet etmesi değil mi, korkunç olan?
Kitabın çevirmen önsözünde takılı kaldım.. Bu soruları günlük hayatımda çok benzer sorularla sorarken buldum kendimi...
Dışarıdayken kendini kaçak hisseden bir insan ne kadar özgürdür?
Vatan hayatından daha mı önemlidir?
Güvende olmak, hayatta kalabilmek için her şeylerini arkada bırakıp giden insanlar neler yaşarlar?
Cepheye koşan asker başka şansı olsa ne yapar?