Geçen birkaç haftada bir şey öğrendiyse, bu bir ailenin durağan bir şey olmadığıydı. Sürekli değişiklikler oluyordu. Kıtalarda olduğu gibi, bazen bu değişiklikler yeraltında oluyor, gözle görülmüyordu, bazen de patlayıcı ve ölümcül olabiliyordu. İşin sırrı dengeyi koruyabilmekti. Ailenizin yönünü kıta sahanlığının parçalanmasını durdurabileceğinizden daha fazla kontrol edemezdiniz. Tek yapabileceğiniz, bu yolculukta sıkıca tutunmaktı.
Camların birinde aksimi gördüm!
Sıra sıra, küçüle küçüle, bana bakan bir sürü ben. Şimdi bile ayna gibi karşımda o hâlim. Göz göze geldim onunla. Bir yabancı gibi selamladım kendimi. Dolu dolu gülümsedim. Sonuncusu oldu, o yüzden aklımda. Gülüşüm yüzümde dondu. Anlamsızlaştı. Yüzümdeki neşeyi seyrettim bir başkasının yüzü gibi. İnsan kendini aynada görünce el gibi bakar tanıyamaz. Çizgilerini fark eder, kusurlarını keşfeder. Burnu ne kadar çirkinmiş onu görür, gülünce ağzını ne kadar da büyük açtığını, dişlerinin düzensizliğini, kaşlarını sonra, belki en son kaşlarını. Yaşlandığını anlar, sanki yıllardır görmüyor gibi kendini. Çökmüşlüğüne üzülür, kaybetmişliğine, alıp gitmişliğine zamanın, elde sıfırlığa, fayda etmezliğine pişmanlıkların, anlamsızlığına keşkelerin, geri dönülmezliğine, geçmişliğine, gitmişliğine, çok geç oluşuna, geçmiş oluşuna...
Yalnızlığıma gülen gözleriyle giren kocamın en ufak bir kavgada nasıl da ateşler çıkıyordu gözlerinden. Neden geç geldinle başlayan sorular yine o gece de cevaplanmaya fırsat bulamadılar. O sadece sorardı, tartışmazdı, cevabı duymazdı. Bindiğim taksinin lastiğinin patlamış olması ona göre uydurulabilecek en saçma yalandı. Ben yine de doğru olanı söylemeyi tercih ettim.
"Taksinin lastiği patladı, duraktan diğer araç gelinceye kadar geç kaldım işte! Özür dilerim" Plakasını, şoförünün adını bile bilmediğim taksinin patlayan lastiği için kocamdan özür diledim. O yine ne cevapları ne özürleri duydu.
Yeniden doğmak için bir kozaya ihtiyacı vardı. Özüne kattığı değerlerin farkına vardığında âna ve yaşanılana şükür dediğinde dönüşümün kendisi olduğunu anlayacaktı.