Damla

Damla
@damlis
Şu hayatta en köklü alışkanlıklar terk edilebilir, kişilik bozuklukları düzeltilebilir, en sıkı dostluklar tavsayabilir, hatta bağımlılıklar bile aşılabilirdi, ama belki de değiştirmesi en zor şey insanın bir yere duyduğu aidiyetti. Neden ayrılamıyorduk kanıksadığımız sokaklardan, şehirlerden, tekrarlardan? Bizi mutsuz etse bile yaşadığımız mekan, niçin gidemiyorduk uzaklara? Bilinmeyene?
Sayfa 98·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Tanrı'nın dili sevginin dili miydi, yoksa korkunun dili mi?
Sayfa 95·Kitabı okudu
Dünün mazlumlarından bugünün zalimleri çıkıyordu.
Sayfa 62·Kitabı okudu
"Dinden hazzetmem ama Tanrı'yı yinede pek severim; neden biliyor musun?" Peri başını iki yana salladı. "Yalnız çünkü Pericim, tıpkı benim gibi... senin gibi, O da yalnız" dedi Mensur düşünceli düşünceli. "Yukarılarda bir yerde, yapayalnız; konuşacak kimsesi yok. Tamam, belki birkaç melek vardır etrafta ama meleklerle ne kadar dertleşilir ki? Milyarlarca insan Tanrı'ya dua ediyor; 'Bana şunu bahşet, bunu nasip et, çuvalla para, son model araba ver...' diye. Hep aynı laflar, tekrar tekrar, ama neredeyse hiç kimse O'nu tanıma zahmetine girmiyor." Gözlerinde anlık bir kederle, bardağını doldurdu Mensur. "Düşünsene yolda bir kaza görünce ne tepki veriyor insanlar? Hemen 'Aman Allah korusun' derler. İnanabiliyor musun! İlk tepkileri kendilerini düşünmek, kurbanları değil. Başkası için dua eden ne kadar az kişi var farkında mısın? İllaki kendilerine. Zaten o kadar çok dua birbirinin kopyası ki. Beni koru, beni kayır, beni yükselt... Her şey ben. Onlara sorsan 'dindarlık' derler adına, bense 'kılık değiştirmiş bencillik' diyorum."
Sayfa 54·Kitabı okudu
Büyümek demek, anne babanın kusurlarını görmeyi öğrenmek demekti.
Sayfa 29·Kitabı okudu