Yeniden doğmak için bir kozaya ihtiyacı vardı. Özüne kattığı değerlerin farkına vardığında âna ve yaşanılana şükür dediğinde dönüşümün kendisi olduğunu anlayacaktı.
Kadınlar nelerden korkar? Ateşten, sudan değil. Yanmaktan, boğulmaktan. Havadan, topraktan değil. Düşmekten, gömülmekten. Karanlıktan değil, takip edilmekten. Birinin ona bakmasından değil, fena bakmasından. Kendine sordu, "Katre sen neden korkuyorsun?" "Kadınların acısından korkuyorum," cevabını aldı kendinden. Selle yerle bir etse bu şehri başka şehirlerde kadınların acıları devam edecekti.
Yüzünü karanlık gökyüzüne kaldırdı. "Boğulan kadınların yuttuğu suyum. Karanlık bir sokağa adım atmaya korkan kadınların ayaklarıyım. İntikam değilim, dengeyim. Suyum, ben buyum."