Bir Fuzûlî Gazeli
Mende Mecnûn'dan füzûn âşıklık isti'dâdı var Âşık-ı sâdık menem Mecnûn'un ancak adı var N'ola kan tökmekde mâhir ola çeşmüm merdümü Nutfe-i kâbildürür gamzen kimi üstâdı var Kıl tefâhur kim senün her var men tek âşıkun Leylî'nin Mecnûn'u Şîrîn'ün eger Ferhâd'ı var Ehl-i temkînem meni benzetme ey gül bülbüle Derde yoh sabrı anun her lâhza min feryâdı var Öyle bed-hâlem ki ahvâlüm görende şâd olur Her kimün kim devr cevrinden dil-i nâ-şâdı var Gezme ey gönlüm kuşu gâfil fezâ-yı ışkda Kim bu sahrânun güzer-gehlerde çok sayyâdı var Ey Fuzûlî ışk men'in kılma nâsihden kabûl Akl tedbîridür ol sanma ki bir bünyâdı var --- Aşk nedir? Fuzûlî'nin aşkı kimedir? Aşk ulaşamadığın şeye duyulan sevgi ve özlem midir? Acısız aşk var mıdır? Aşkı aşk yapan acı mıdır? Hasret duyduğundan mahrum olmak mıdır aşk? Şiirin bir incelemesinde âşıklık şu şekilde bahsedilmiş: "Fuzulî, âşık olmanın, âşık sayılmanın ölçüsünü, tanımını “başta, kuşun yuva yapması olarak değil kendi oluşturduğu gözyaşı selinin baştan aşması” şeklinde yapmıştır."
Ben aşkı…
20 yıl kimseye aşık olmayıp Gökçen'i bekleyen Murathan'dan Ölümün ucunda Zeynep'e evlenme teklifi eden Onur'dan Ege'nin öldüğüne inanmayıp 3391 km giden İzmir'den Temas sevmemesine rağmen Eylül'ün elini tutan Merih'ten Eftalya için sol kolunu feda eden Tugay'dan Kumru komadayken 1 yıl onu bekleyen Uraz'dan Sevdiği kadın ölmesin diye kendiniz zehirleyen Drystan'dan Sırrı verirse Saigeye zarar geleceyi için sırrı söylemeyip dilini kesen Zaiden'den Öğrendim.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Rol Arkadaşım Perdedar - Kavli Garib Çoban
Rol Arkadaşım Perdedar - Kavli Garib Çoban Seni yolunu şaşırmış bulmuş, hidayete erdirmişti. (Duha - 7)) Her ne kadar açıksa da, yüz milyon sır orada meydana çıkar. Bu manadan Esmâullah’ın çevrelediği hicaplar ortada. Allah’ın Dâll İsm-i celâlinin, o zaman henüz peygamber olmayan Peygamberimizde, tecelli ettiğine işaret etmektedir. Ol deyince olduranın doksan dokuz adı ile. Senin kurbanın ne?… Gün akşamlıdır devletlüm, elbet biz de ölürüz. İnsan en çok sevdiğiyle sınanır. Eziyet edilen bir toprak oldu insan putperest yaşamda ama o Elif hâlâ anlaşılmadı. İbrahim kalbine en yakın olan ile sınandı. Asıl mesele; fark etmeden ilahlaştırdığın hangi arzudan özgürleşebildiğindir. İnsan bazen hurûf ilmine baş vurur. Ve teheccüt vakti Elif harfinin vahdet-i gösterdiğini söyler. O mânâ âleminden bir Elif dışarı atladı. Onu anlayanlar her şeyi anladı. Hepimiz peşindeyiz ama tanımlayamıyoruz. Para mı? Aşk mı? Başarı mı?… Yoksa hepsinden öte bir şey mi?.. Eziyet edilen bir toprak oldu insan putperest yaşamda ama o Elif hâlâ anlaşılmadı. Onu anlamayanlar da hiçbir şey anlamadı. Arayanlar, söğüt dalı gibi titrerler ki, bu Elif’i anlasınlar. Hiç zamanı değildi gidişin, beni biraz sev, sana hayranım. Attığın her adım, duyduğun her saat sesi aslında tek bir hakikate çıkar. Gittin; fakat canı hasretle beraber bırakıp gittin. Ben sensiz olan dostlar sohbetini bile istemem. Karşılıksız seven için en kötü duygu, onu her gün inciten davranışları hakkında bir suretle konuşmaya çalıştığında, suretin dinlemek yerine öfkelenmesi ve durumu ona karşı çevirmesidir.
Funda'dan...
Gönlüme bağdaş kurup otursana. Sevgiyi, aşkı sindirirerek tüketirsin...
mehmed şemseddin ulusoy - niyazi mısri tahmis okumaları / 1
bir büyüğü, gölgesindeki bir büyükle tanımak. kendisi bir tekke mustafa hoca okumadı da yaşattı sanki… ne kadar uzak kalmışız büyüklere ve izlerini sürmeye. •hoca okumaya mısri divanına ilk tahmisi yapan azbî efendiyle başladı. azbi efendi, bugün tanışmakla şerefyab olduğum, mısrî hazretlerine limni sürgününde eşlik eden ve bu yolculukta hazretin muhabbetine gark olan kerim zat. Bu nasıl bir yolculuktu ki, aşkı doğurdu… “Oldu tevekkül hem rıza tesbihi âşık dervişin Mahvi vücud etmen gerek batında zâhir teşvişin Hakk yoluna talip isen Hakk'tan ola her cünbüşün Savm u sâlât u hac ile sanma biter zâhid işin, İnsân-ı Kâmil olmaya lâzım olan irfân imiş” •'cünbüşlemek' kelimesinin kendisine hep aziz ahbabı safiyuddin beyi hatırlattığını ve kaybolmaya yüz tutmuş olan tekke geleneğini yaşatmaya çalışmasına atıfla tekkede sofraya davet ederken 'buyrun yemek cümbüşleyelim' şeklinde olduğuna dair ince bir şerh düştü. “Her ne tâlip eyler isen olur senin Hakk ilmin Acep riyayı terk edip at bu fenâda emelin Gelmez ise idrâke hayf zâtınla aslın senin Kande gelir yolun senin ya kande varır menzilin, Nerden gelip gittiğini anlamayan hayvân imiş.” • 'hayvan imiş' kısmı bu okumada farklı bir manaya bürundü sanki. hocanın sessizliği ve duraksamasıyla birlikte nerden gelip gittigini anlamamanın, peşine düşmemenin zelilliğinin altında kaldık... “Terk etme irfân sohbetin göster bize gel Hakk yüzün Iki cihanda bil özün ârif ola hem ak yüzün Azbîvücudun Mısridir gördün ise gör bak yüzün İşit Niyâz' nin sözün bir nesne örtmez Hakk yüzün, Hakk'dan ayân bir nesne yok gözsüzlere pinhân imiş”
Bazı hislerin pek önemi yok belki de kalmadı bile o hisler
Bir yerden sonra o kişinin görmezden gelmesi bende artık aşkı alevlendirmek yerine söndürüyor eskisi gibi değil ve bu daha güzel.Dünyalık işler insanlar biri için ağlamak boş geliyor artık.Çünkü tüm salaklarla bir araya geldin saçmalıklarıyla uğraştın fln.Ha cidden çok iyi bir insana denk gelenler kaybetse üzülsün mü o değeri göremeyecek diye tartışılır.Ama eninde sonunda herkes insan ve afedersiniz ama herkes bazı şeyleri yapıyor terliyor,doğal durumlar fln.Kimse kusursuz değil yani ağzı tekinin garip tekinin burnu tekinin ora bura kusursuz neredeyse az veya yok çünkü bana güzel gelen sana gelmeyebilir ya da tam tersi.Kusursuz olan her zaman yaratıcı gerisi boş.Ona da bu ara uzak hissediyorum geç ibadetlerle tek o üzüyor 🥲 Son olarak Cem Yılmaz'dan birşey eklicem fgdjdh youtube.com/shorts/n-39qXhF... Kimse pembe simli fln yapmıyor yani insan her türlü kusurlu fhdhd doğal olarak görenler de olabilir o ayrı tabi de dhdjd kimse için değmez bee amaan insan işte. Kalp güzelliği bulamayınca üzülmek gerek yani.