tuğçe

"Ardından aralarına bir sessizlik hakim oluyordu. Youngju artık bu sessizliğin içinde huzurlu hissediyordu. Bir başkasıyla aynı mekânı paylaşmasına rağmen konuşma zorunluluğu hissetmediği gerçeği onu sevindiriyordu. Elbette söylemek istediğimiz bir şey olmasa bile konuşmak, karşımızdaki kişiye nezaket gösterdiğimiz anlamına da gelebilirdi. Ancak çoğu zaman başkalarını düşünmekten asıl kendimizi düşünemez hale geliyorduk. Ondan bundan bahsederek kendimizi konuşmaya zorlarken birdenbire bomboş hissediyor, bir an önce bulunduğumuz yerden çıkıp gitme isteğiyle sarmalanıyorduk. Youngju, Minjun ile bir alanı paylaşarak, sessiz kalmanın hem kendisini hem de karşısındakini gözetmenin bir başka yolu olabileceğini fark etti. İkisinin de diken üstünde hissetmeyip, gereksiz şeyler anlatma ihtiyacı duymadığı bu halin dinginliğine alışmayı öğrendi."
Sayfa 31·Kitabı okudu
Reklam
"Youngju onu izlerken sormamakta iyi ettiğini düşündü. Ne de olsa tek bir doğru cevap vardı. Kendi kendine düşünerek bulduğu cevap, o anın doğru cevabıydı. Youngju hayatın doğru cevaplara sarılarak yaşamak, kimi zaman o cevapla çarpışıp, o cevabı deneyimlemekten ibaret olduğunu biliyordu. Derken bunca zaman boyunca kucakladığımız doğru cevabın aslında yanlış olduğunu fark ettiğimiz an gelirdi. O zaman, tekrar bir başka doğru cevaba tutunup yaşamaya devam ederdik. İşte bu bizim küçük, sıradan yaşamımızdı. Böyle böyle doğru cevaplarımız sürekli değişime uğrardı."
Sayfa 23·Kitabı okudu
"Youngju başını kitaptan kaldırıp, hayattaki en büyük talihsizliğin, aşkın ellerimizden kayıp gitmesi olduğunu söyleyen cümle üzerinde kafa yordu. En büyük kayıp sahiden aşkı yitirmek miydi? Sevgi hakikaten o denli yüce miydi? Youngju, sevginin kendi içinde değeri olsa da, geri kalan her şeyden üstün olmadığı kanısına vardı. Nasıl ki kimileri yalnızca sevgiyle var olabiliyorsa, bittabi birini sevmeden de yaşanabilirdi. Youngju hayatında aşk olmasa dahi halinden son derece hoşnut bir biçimde yaşayabileceğinde karar kıldı."
Sayfa 23·Kitabı okudu
"...Youngju'nun ilgisi başlarda terk etmek seçimine odaklı olsa da şimdi bir insanın aşk uğruna neler yapabileceğini düşünüyordu. Kadın sevgilisinin ardında bıraktığı gözlüğü takarak yaşayıp kendi gözlerini mahvetmişti çünkü o gözlüğü takmak, adamın yanında kalabilmesini sağlayacak son çareydi."
Sayfa 22·Kitabı okudu
"Romanların kendi benliğinden sıyrılıp bir başkasının ruhuna yaklaşmasına olanak sağlayışını seviyordu. Karakter hüzün içindeyse Youngju da hüznü kalbinde hissediyor, acı çekiyorsa acının derinliğini sezebiliyor, kederliyse onun da içini keder kaplıyordu. Youngju başkalarının duygularını böylesine benimsedikten sonra kitabı kenara koyduğunda, yeryüzünde yaşayan herkesi anlayabileceğini düşünürdü."
Sayfa 21·Kitabı okudu
Reklam