Buralarda, gecenin de kendine göre bir sıcağı vardır. Gündüzle rekabet etmez gece. Kulvarları farklıdır. Gecenin sıcağında çok hareket edilmediği takdirde ter yoktur. Bir fırının içindeymişçesine, vücudun her tarafı üçüncü derece yanık tehlikesiyle karşı karşıya değildir. Ama yine de insanın boğazını yakar, kurutur. Afrika’nın üç tanrısı, kum, okyanus ve güneş daha iyi anlaşırlar bu saatte. Birbirlerini rahat bırakırlar. Tabii büyük temizleyici medceziri saymazsak.
Ama benim, her zaman için hatam çok soru sormam oldu. Bu huyum çok meraklı olmamdan değil, yanıtları bilemeyişimdendi. Bana yöneltilen sorulara yine sorularla yanıt verebiliyordum.
Terk ettim okulu. Belki hala bir yerlerde kayıtlarım duruyordur ve yoklama kağıtlarına “yok” yazılıyorumdur. Ve belki de benim için söylenecek en yerinde kelimedir. Ben yokum!