Şarkı manifestim: Uyan, kalk ve hatırlamaya koyul!
suno.com/s/e1cX66YGB5fRuJLi suno.com/s/e1cX66YGB5fRuJLi suno.com/s/KLYzWBx6mzlNwDVS suno.com/s/MeGISgyk0hRV8Jwx Birkaç versiyonu oldu, artık hangisi size hitap ederse. 🦋 Okuduğumuz, dinlediğimiz, gördüğümüz, düşündüğümüz... her şeyin gerçekliğimizi oluşturduğunu öğrenince arada kendime böyle şarkılar yapıyordum. Bugün biraz daha farkındalıkla kendime bunu yaptım: Bazen ışığımız azalır ya da var mıydı diye sorgulatılır. İşte o duygu hallerinde kalmak da çıkmak da bizim seçimimize bakar. Hayat sadece bir kutlamadan ibaret olsun diye varken biz bazen bu gerçeği unutuyoruz ya da unutturuluyor. Ve aslında o kadar muhteşem varlıklarken bunu bile bilemeyiz çoğu zaman: Kendi kendimizi ezikler ya da küçük görüp dururuz. Çünkü böyle bakıp algıladıkça yaptığımız kötülüklere daha iyi kılıf buluruz. Her insan mükemmel bir şekilde yaratılmışken çoğu kendi içini tanımadan ya da fark etmeden olür. Sana söylenen olumsuz kalıpları silip yerine olumlu sözler, anlayışlar, bakışlar vs. koy: "Ailem böyleydi, imkanlar şöyleydi, bana kötü davrandılar, beni sevmediler, kimse bana inanmadı, kendimi sevmiyorum, şu bedenime bak, şu aklıma bak, şu acizliğime bak, çocukluğum berbat geçti, evliliğim berbat geçiyor vs." sorun değil, çözüm odaklı düşün. Akıllı ve iradeli bir varlıksın, Sonsuz, Sınırsız ve Her Şeyi imkanlı kılabilecek Yaratıcın var: Kendinin farkına varmak, kendini dönüştürmek ve başarmak için daha neyin olsun? Geçici Dünyaya uyum sağlamak için çabalayıp emek verirken kendi iç Dünyamızı tanımak, ona uyum sağlamak için niye emek ve çaba göstermiyoruz? Doğduk ve olene dek oyalanmaya neden olan etkilerle birlikteyiz: İç sesini bastırıp burayı Ona tercih edersen sen de kendini tanımlarken "Günah işlemişin soyundan geliyoruz, çiğ süt emdik, tabi ki suç
Duygu ve Düşünce
Hafta sonlarını ciddi bir okul olarak görüyorum ve bu hafta içinde bana güç kazandırıyor. Bazen aylarca yapılamayan fark edilemeyen bir şey bir kaç gunde kafaya dank edebiliyor. Zamandan öte nasıl ilerlediğimiz önemli. Ah bu aptal beyin.
Reklam
Anneliğin zahmetlerinden sonra ben, hayal kırıklığı olmuşumdur
Gerçekten saygı duymadığım insanın elini öpmem, gerçekten saygı duyduğum insanlar da asla izin vermiyor. (: Dün annemle bir şey hakkında konuşurken konu bir şekilde buna geldi "Kimsenin kimseden pek bir büyüklüğü yok. Herkes aynı anda yaratılmış ama Dünyaya farklı zamanlarda geliyor. Ayrıca durum öyle olmasa bile birine sırf yaşından ya da mesleğinden ötürü saygı duymayacağım. El öptürmeye meraklılar işte elleri işte ağızları bana ne." demiştim. Bana sinirlenip gitmişti. 2 dk da delirmişti kadın. (: El öptürmeye meraklı amcam vardır bir tane. Bayramda tokalaşırken elini kaldırır ama ben geri indirip bırakırım. Akıl ve karakter büyüklüğü görmediğim insanların elini baş üstüme koymam. Bazen saygısızlık olarak algılanıyor ama bazı şeyleri aşmış insanların böyle kibirli dertleri yok: "Asra elimi öpmedi.", "Kim elimi öptü kim öpmedi?" Bir tane çok sevdiğim şeyh amca vardır mesela. İlk kez bu işin hakkıyla yapıldığını ve yapan insan olduğunu gördüm. Adam pamuk şeker gibi. Ona saygı duyduğum için el öpmeyi yadırgamam ama adam izin vermiyor. Kendini başkalarından üstün görmüyor. Saygınlığı el öpülmesinden ölçmüyor. Kendini sürekli geliştirip yetiştiren biri. Hatta normalde dine çok yatkınlığı olan insanlar erkekleri ön planda tutup kızlara ayrımcılıklar yaparken daha ilk oturmamızda genel sohbetten "Gençler, bana sorunuz var mı? Gençlerimizin meraklı olması gerekir." vs. demişti. Benim de yapımda dincileri Allah gibi görmekten ziyade insan gibi görmek olduğu için o zamanlarda aklımda birkaç soru dönüp duruyordu. Bazılarının cevabını da biliyordum ama yine de sordum çünkü merak ettim: Olduğu gibi mi aktaracak yoksa oynama mı yapacak, keyfine göre mi söyleyecek vs. Adam hem doğru bilmişti hem de cinsiyet eşitliğinden bahsetmişti. O an hem şaşırdım hem de saygı duydum. O da
Neden bana tanıdık geliyor
Bir anda kafana dank edip, artık bir şeyleri düzeltmek için çok geç olduğunu farkediyorsun.Bize sıradan gelen şeyleri kaybettiğimizin,geç kalınmışlığıdır bu. O duruma getirmek,gözlerin ve kalbin körleşmesidir...
Bir anda kafana dank edip, artık bir şeyleri düzeltmek için çok geç olduğunu farkediyorsun. Bize sıradan gelen şeyleri kaybettiğimizin, geç kalınmışlığıdır bu. O duruma getirmek, gözlerin ve kalbin körleşmesidir...
Arafoloji ²
Vurup kapıyı çıkıp giden def olsun. Memnun kalırım bende ohh misss yahu kendim varım keyfim var bir de kahyam valla kombo muhteşem üçlü takılırız. Oturduğum yerde otururken aklım başıma elbette gelmez zaten gelmesini de istemiyorumsam ne güzel kainat brehh. Dur dur canım sıkıldı şimdi dank etti kafama yalnız kaldığım ama yalnızlık Tanrıya mahsus olan duygumuydu düşüncemiydi. Sert vurulsa da kırılmamışdı kapım sağlamdı belki menteşeler ve kilit sistemi hasar görmüş olabllir Allahtan ki çilingire ihtlyaç kalmadı çünkü zaten içerdeyim. İçerlemek içln değilde içerde olmak da bir enteresan şeysi birşey! Dertlerimi seveyim oturduğum yerde kalmam bana avantaj sağlar, üstünüm hatta büstüm hatatsız tasarım taş gibi kaldım ahşap sandalyede gıcırt ederdi şimdi o da sessizleşti. Ne zormuş ardı bırakılan olmak ne zormuş yalnız bırakılmak ne zormuş kabul etmek ve ne zormuş ganyan bayii adresi sormak yahu eskiden beygirlere roman yazarmış Aytimov lar Pala lar şimdi ganyan bayii soramaz olmuşuz. Gitmez dimi kapının önündeki gidemez dimi?düşündüm sadece sormadım ki!
1000Kitap
Reklam
Reklam