Okuduğum çoğu age gap romanında erkekler olgun olduğu için asla ilk ve büyük adımları atmazdı fakattt bu kitaptaki abimiz baya ukala ve pişkin çıktı.
Girişte beni baya şaşırttı ve çıldırttı.
Jacob’a çok kızgınım; yorumum geçirdiğim öfke nöbetinden dolayı biraz garip olabilir.
Klişe hikâye: Jacob, çok yakın dostlarının kendinden 20 yaş küçük kızına vurulmuş bir adam. Whitney 18 olunca ilişkileri başlıyor ve iki yıl sürüyor. Sonra da “imkânsızız” olduklarını yeni fark etmiş bir korkak gibi (bir 10 yıl daha bekleseydin aptal ihtiyar) kızı bırakıyor.
3 yıl sonra eline bir davetiye geçiyor… tadaaa… kız evleniyor!!!!
Ama erkek kafası bu ya, yeni yeni dank ediyor. Mesleği gereği gittiği ülkeden (Jacob başarılı bir cerrah ve hiç evlenmemiş, çocuğu falan da yok) tekrar eve dönüp kızın evlenmesini engellemeye çalışıyor. Ba ba ba, adama bak… yüzsüz.
3 yıl beklemişsin, aptal mısın? 3 yıl mı? Tanrım, gerçekten böyle erkolar var biliyorum.
Neyse işte, kalkıp geliyor; kızı kazanmaya, nişanlısından çalmaya çalışıyor.
“Ben senin büyümeni bekledim”, “Nereden bileyim evlenmeye çalışacağını?”, “Seni seviyorum”, “Fikrini değiştir”, “Sen de beni istiyordun”, “Olgunlaşman ve bizi düşünmen için sana zaman verdim” diye saçmalayıp durdu başlarda.
(Gerçekten gerçekten kapa o çeneni Jacob, tamam mı???)
Ama adam elindeki tüm kartları masaya koymaya kararlıydı tabii. Tilki.
Merakımdan hızlı hızlı okudum; “Bakayım kızı ne zaman yoldan çıkaracak?” diye. Ki bu hemen olacakmış gibi görünüyordu. Çünkü Jacob, 3 yıldır hiçbir kadına bakmadığını bile itiraf edince “Oh,” dedim, “bitti, bu saf kız hemen affeder.”
Whitney bebeyim… yanlış adama aşık olması yetmemiş gibi bir de gitmiş yanlış başka bir adamla nişanlanmış.
Yani nişanlısı tam bir kontrol manyağı çünkü bu aptal nişanlı da onu aldatmış. Kız