5/10
·192 syf.··
2026 16. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 11:49
"Belki kendimi nasıl önceleyebilirim konusunda bana bir şey öğretir." Diyerek başladım kitaba, elinize alıp bir kahve yapıp otursanız 2 saatte okunacak bir kitap, ben bana ne diyor diye diye uzun uzun okudum ama ben de beklediğim etkiyi bırakmadı. Aslında kitabın dili ve kurulan cümleler güzeldi. Ama ben böyle sözlerden pek ikna olmuyorum, aklımın başına gelmesi için dank etmesi gerekiyor o yüzden evet 2 saatte oku bitsin ama yazar güzel anlatsa da bahardaki etki etmedi
Ben Beni Çok İhmal EttimOnur Kankaya · Destek Yayınları · 2026220 okunma
Tek Adam…
10/10
·382 syf.··
2026 49. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 11:16
Müthiş bir kitap daha bitti. Tek Adam yalnızca olayları ve tarihleri yazmaktan veya tarihler içerisinde geçen şahısları kayda geçirmekle yetinen bir kitap değil. Bütün bu faktörlerin oluşum sürecini, bağlamlarını da irdeleyerek, o andan ve gelişmelerden, şöyle bir iki adım geri çekilip de tarihe ve olaylara geniş bir perspektiften bakabilen bir kitaptır. Ve Tabii ki Mustafa Kemal'e gelince... Kitap kapağındaki fotoğrafa bakarken kafamda şahsına yönelik şeyler düşünüyordum. Sonra kafama dank etti, ne kadar da karakterine uyan bir kapak fotoğrafı olmuş. O her şeyden önce Asker Mustafa Kemaldi. En çok da üniformalı fotoğraflarını severim kendimce. Ve fotoğrafta güzel yüzünün bir tarafı aydınlıktayken diğer bir tarafı da hafif karanlıktadır. Kendinden emin duruşu ve üniforması ile. Tam da bana göre onu anlatmaktadır. Milletinin istikbali, refahı ve geleceği için hiçbir adımı atmaktan çekinmeyen bir Tek Adam. O her zaman yüzünün bu aydınlık tarafını, yanındakilere ve ayrıca karşısındakilere de göstermek istemiştir. Kendisinin de dediği gibi işlerin belirli bir noktaya kadar gelmesine ses çıkarmamıştır fakat sınıra gelince oldukça radikal ve kimilerine göre tartışmalı adımlar atmak ZORUNDA kalmıştır. İşte yüzünün hafif karanlıkta kalan kısmını da böyle yorumluyorum. Tek Adam'ın diğer ciltlerinde bu radikal adımların nasıl yazıldığını merakla okuyacağım. Bazı şahıslar bu radikal adımları Mustafa Kemal'in şahsi menfaatleri doğrultusunda attığını söyler. Bu zamanda olduğu gibi bu tür konuşmalar o yaşarken de cereyan etmişti ve kulağına gitmişti. Elbette üzülür ,Mustafa Kemal şöyle cevap verir: - "Ama ben Mısır Firavunları gibi ehramlar yaptırmadım, halkı kendim için çalışmaya zorlamadım, bir düşüncenin kabulünü istediğim zaman onları kırbaç ile tehdit etmedim. İlk önce bir
Alıntı
Tek Adam - Cilt 1Şevket Süreyya Aydemir · Remzi Kitabevi · 20193,448 okunma
Reklam
Zihnimizde ki gölge....
9/10
·212 syf.·
2026 2. kitabı
"Bu hikâye, gerçek olamayacak kadar gerçek bir hikâye."(syf 204) "Çünkü bazı insanlar hayatın anlamını bulamaz, sadece onu aramakla ömür tüketirlerdi."(syf 204) Diyor yazarımız... Bende bir okur olarak diyorum ki; Bu hikâye benim hiķâyem,bu hikâye senin hikayen, bu hikâye bizim hikâyemiz aslında... Ve bu hikâye gerçek ! Bu hikaye benim hikâyem çünkü, çünkü ben dokuzum... Derin sezgilerimle, güçlü şefkat duygumla ve yüksek empati yeteneğimle hayatında var olduğum insanlara adeta "şifacı" ve "bilge" ruhumla yaklaşıyorum ve bunun ne anlama geldiğini biliyorum. Hayatımı şekillendirmek için verdiğim bu savaşta,kaldığım her "Araf"da dünya da olan savaşımı kazanmak için mücadele ediyorum... "Dünyada aynı kitabı okumuş iki insan yoktur" der Edmund Wilson Haklı da... Ama bu kitap için; Bu kitabı benimle aynı duygularla okumuş ya da aynı duyguları hissedecek, aynı hissiyatı taşıyacak bir insan daha bu dünyada asla olmayacak.Bel ki yazarın kendisi bile bunu anlamayacak.... Kitabı okurken içindeki herhangi bir ayrıntıyı kaçırmamak adına verdiğim savaşta dışındaki ayrıntıları fark edemediğimi kitap bitiminde anladım.(bakalım siz fark edecek misiniz?) Ercan en başta hayatı hızlı ama, çok hızlı yaşarken ve ben onun peşine yetişmeye çalışırken bir çok detayı kaçırdığımı kitabın tamamını okuduğumda anladım. Ercan kitap boyunca bir yerlere ait olmaya çalışırken, onunla birlikte ben de hiçbir yere ait olamadım, hiçbir karaktere...Bu benim, beni anlatıyor diyemedim.Çünkü okuduğum her karakterde, okuduğum her sayfada kendi iç dünyama dönmek zorunda kaldım.Kendi iç savaşımla, kitabı okurken bir çok var olan detay gözümden kaçıverdi. "En mutlu zamanların,anların geçer gider, anılarla kalırsın, baş başa."(syf 36) Kitabı elime alır almaz 2 Mayıs 2024'e gittim ben de önce...Kimse bilmez
1000Kitap
ArafAlper Turgay Cehiz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202614 okunma
Ağdalı bir dil. Aklı karışık karakterler
5/10
·496 syf.··
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 19:01
Kitabı hızlıca okudum çünkü okuyacak kitabım yoktu ve çok büyük can sıkıntısı yaşıyordum. Yoksa kitap çok akıcı değil. Olayların hemen ortasında yapılan uzun betimlemeler insanı akıştan koparıyor. O kısımları kırpsanız zaten kitap kuş kadar kalır. Ancak yine de bir sinema sahnesindeki her ayrıntının yazıya dökülmüş hali olarak düşünülebilir. Yazarın 1800lerden bir erkek olduğunu ve toplumun o dönemde kadınlara bakış açısını bildiğimden olurken yer yer kızsam da anlamaya çalıştım. Olay akışını önemli karakterler üzerinden yazmak istiyorum. Bathsheba karakteri kitaptaki ana kadın karakter. Bu karakteri çok derin bulamamakla beraber zeka olarak da pek parlak olmadığını düşünüyorum. Tabi yazarın da kadınlara bakış açısından böyle olduğu çok açık. Başlangıçta özgür ruhlu bir kadın olduğunu anlıyoruz. Çiftçi Gabriel Oak'ın evlenme teklifini reddedip bir erkek olmadan gelin olmak mümkün olsa keşke düşüncesiyle aslında ilgi odağı olmayı istediği ancak sorumluluk almak istemediği çok açık. Çiftliğe taşınıp da amcasının işlerini devraldığında bir kimlik çatışması yaşıyor. Bir yandan sorumluluk sahibi bir çiftlik hanımı olmaya çalışıyor bir yandan da ergen liseli kişiliği en ufak şeyde ortaya çıkıyor. Hizmetçisi liddy yan çiftlikteki Mr. Boldwood'a bir sevgililer günü kartı gönderelim şakasına dediğinde hemen kabul edip yolluyor. Bu kart onun ağzına ediyor desek yanılmayız. Çünkü Mr. Boldwood normal bir adam değil ve maalesef bunu ciddiye alıyor. Bu kitapta en sinir bozucu karakter de bu adam. Normalde şaka yaptım ciddiye almayın diyen bir kızı kim takıntı yapar bu durumda? Büyük ihtimalle hayatında eli bir kadının eline değmemiş veya bir kadından asla yüz bulmamış bir erkek diye tahmin edersiniz. Ama yok. Mr Boldwood zaten gözde bir bekar. Kırklı yaşlarında, zengin, kadınların
Çılgın Kalabalıktan UzakThomas Hardy · Can Yayınları · 20184,376 okunma
Kutup Yıldızı 3
6/10
·448 syf.··
2026 30. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 02:37
Üçüncü kitapta Senem’in bütün foyası ortaya çıkar ve yüzleşme yaşarlar. Artık Demir’le Nisa arasında bir engel kalmamıştır. Senem’le Nisa’nın araları daha da açılır. Mustafa, Senem’le konuşur ve her şey Senem’de dank eder. Nisa’yı geri kazanmaya çalışır, araları düzelir. Nisa, uzun zaman alsa da onu affeder. Demir’le Nisa’nın arasında bir engel kalmaz ve sevgililiklerini doya doya yaşarlar. Mustafa da Aybüke’den hoşlanır. Aybüke artık iyi biri olmuştur, Nisa’ya yanaşmaya çalışır. Demir hâlâ Mustafa’nın kardeşi olduğunu bilmez. Kitabın sonlarına doğru artık öğreniriz ki Demir’i evlatlık alan aile aslında Nisa’nın gerçek babasıymış.
Kutup Yıldızı - 3Mehtap Fırat · Ephesus Yayınları · 20192,215 okunma
6/10
Okuduğum çoğu age gap romanında erkekler olgun olduğu için asla ilk ve büyük adımları atmazdı fakattt bu kitaptaki abimiz baya ukala ve pişkin çıktı. Girişte beni baya şaşırttı ve çıldırttı. Jacob’a çok kızgınım; yorumum geçirdiğim öfke nöbetinden dolayı biraz garip olabilir. Klişe hikâye: Jacob, çok yakın dostlarının kendinden 20 yaş küçük kızına vurulmuş bir adam. Whitney 18 olunca ilişkileri başlıyor ve iki yıl sürüyor. Sonra da “imkânsızız” olduklarını yeni fark etmiş bir korkak gibi (bir 10 yıl daha bekleseydin aptal ihtiyar) kızı bırakıyor. 3 yıl sonra eline bir davetiye geçiyor… tadaaa… kız evleniyor!!!! Ama erkek kafası bu ya, yeni yeni dank ediyor. Mesleği gereği gittiği ülkeden (Jacob başarılı bir cerrah ve hiç evlenmemiş, çocuğu falan da yok) tekrar eve dönüp kızın evlenmesini engellemeye çalışıyor. Ba ba ba, adama bak… yüzsüz. 3 yıl beklemişsin, aptal mısın? 3 yıl mı? Tanrım, gerçekten böyle erkolar var biliyorum. Neyse işte, kalkıp geliyor; kızı kazanmaya, nişanlısından çalmaya çalışıyor. “Ben senin büyümeni bekledim”, “Nereden bileyim evlenmeye çalışacağını?”, “Seni seviyorum”, “Fikrini değiştir”, “Sen de beni istiyordun”, “Olgunlaşman ve bizi düşünmen için sana zaman verdim” diye saçmalayıp durdu başlarda. (Gerçekten gerçekten kapa o çeneni Jacob, tamam mı???) Ama adam elindeki tüm kartları masaya koymaya kararlıydı tabii. Tilki. Merakımdan hızlı hızlı okudum; “Bakayım kızı ne zaman yoldan çıkaracak?” diye. Ki bu hemen olacakmış gibi görünüyordu. Çünkü Jacob, 3 yıldır hiçbir kadına bakmadığını bile itiraf edince “Oh,” dedim, “bitti, bu saf kız hemen affeder.” Whitney bebeyim… yanlış adama aşık olması yetmemiş gibi bir de gitmiş yanlış başka bir adamla nişanlanmış. Yani nişanlısı tam bir kontrol manyağı çünkü bu aptal nişanlı da onu aldatmış. Kız
What Was Meant To BeQ. B. Tyler · 04 okunma
Reklam
Reklam