Bizim en büyük hatamız, bir olayı ya da durumu tatbik etmeden, üstüne yazılmış 1. el kaynakları okumadan; gereksiz, doğruluğu şüphe götürür yorum ve ideoloji fanatikliği yapan birtakım insanlar peşinden akılsızca gidiyor oluşumuzdur. Buna önyargı denir. Bir kitabı okumadan, bir adamı tanımadan, bir olayı incelemeden önce, onlar hakkında yapılan yorumları dinlemek, bu yorumlara göre konuşmak yanlıştır.
Bugün kitapçıda fark ettim de, Atilla İlhan'ın neredeyse tüm kitaplarının kapağında bir sandalye resmi var, duvarların rengi farklı sadece. Az önce sitede kitaplara bakarken Sait Faik Abasıyanık'ın Mahalle Kahvesi adlı eserinin kapağında da bir sandalye vardı. Bunun bir anlamı var mı, varsa nedir?