"Başarının Ayak Sesleri" eseri, hayallerine ulaşmak isteyen ancak nereden başlayacağını bilemeyen, motivasyonunu yitirmiş ya da kendi potansiyelinin farkında olmayan bireyler için hazırlanmış, stratejik ve ilham verici bir kişisel gelişim rehberidir. Kitabın ana tezi, başarının tesadüf değil, belirli bir disiplin, doğru zihniyet ve planlı bir çabanın doğal bir sonucu olduğudur. Yazar, başarının bir varış noktası olmaktan ziyade, duyulan o "ayak seslerini" takip etme süreci olduğunu vurgular.
Mercy Falls Kurtları üçlemesinin dünyasında geçen ancak serinin ana hikayesinden ayrıca ele alınmış ve Cole ile Isabel'e odaklanan Günahkâr serinin bir yan kitabıdır.
Hikâye, Ebedi (Forever) kitabının bitiminden bir süre sonrasını anlatır. Sam ve Grace kendi mutlu sonlarını yaşarken, Isabel geçmişin (ölen kardeşi Jack'in ve dağılan ailesinin) hayaletlerinden kaçmak için Los Angeles'a, annesinin yanına taşınmıştır. Amacı, duygularını tamamen uyuşturmak, hiçbir şeye bağlanmamak ve bir "buz kraliçesi" maskesiyle hayatına devam etmektir.
Ancak Isabel'in kurduğu bu uyuşuk düzen, Cole St. Clair'in şehre gelmesiyle paramparça olur. Eski bir rock yıldızı, eski bir uyuşturucu bağımlısı ve kendi isteğiyle kurtluğa bulaşmış dahi bir müzisyen olan Cole; Isabel'i geri kazanmak için Los Angeles'a inmiştir. Cole, sadece Isabel'i değil, aynı zamanda dağılan müzik kariyerini de toparlamak zorundadır. Bunun için kameraların hayatını 7/24 kaydettiği bir "reality show" programına katılmayı kabul eder.
Kitap boyunca, Los Angeles'ın sahte yüzleri, paparazziler ve şöhretin acımasız dişlileri arasında; Cole'un içindeki "kurdu" ve "bağımlılığı" dizginleme çabasını okuruz. Isabel ise Cole'un yine kendi kendini yok edeceğine inandığı için ona yaklaşmaktan ölümüne korkmaktadır..
Mercy Falls Kurtları üçlemesinin ve ana seriyi noktalayan üçüncü ve son kitabı Ebedi Forever)
Ebedi: Doğanın, aşkın ve hayatta kalmanın son savaşı.
Stiefvater, üçlemesinin bu görkemli finalinde okuru sessiz bir hüznün içinden çıkarıp amansız bir zaman karşı yarışın içine atıyor. Ebedi, sadece aşıkların birbirine kavuşma çabası değil; medeniyetin, vahşi doğaya ve onun kadim sırlarına karşı açtığı yıkıcı savaşın sarsıcı bir tablosudur.
İkinci kitabın (Beklenti) o yürek burkan finalinde, Grace hayatta kalabilmek için bir kurda dönüşmüş ve ormana karışmıştı. Ebedi, tam da bu çaresizliğin ortasında başlar. Sam, yıllarca kendisini bir insan olarak bekleyen Grace’i şimdi karların arasında bir kurt olarak beklemektedir. Ancak bu kez sorun sadece Grace’i geri getirmek değildir; Mercy Falls ormanlarında yaklaşan büyük bir felaket vardır.
Isabel’in babası Tom Culpeper, oğlu Jack’in ölümünden sorumlu tuttuğu kurtları tamamen yok etmek için acımasız bir sürek avı başlatır. Helikopterler ve silahlı adamlarla tüm sürünün kökünü kazımaya kararlıdır. Hikâye bu noktada bir hayatta kalma savaşına dönüşür. Sam, artık tamamen insan olmasına rağmen, sürüsünü ve Grace’i korumak için liderlik rolünü üstlenmek zorundadır.
Diğer tarafta ise dahi ama bir o kadar da yaralı olan Cole St. Clair vardır. Cole, kurtluğun gizemini biyolojik olarak çözmeye, dönüşümleri kontrol etmenin bilimsel bir yolunu bulmaya çalışırken, kendi içindeki yıkıcı şeytanlarla ve Isabel’e duyduğu çelişkili hislerle savaşır. Avcılar ormanı kuşatırken, dört gencin (Sam, Grace, Cole ve Isabel) sürüyü kurtarmak için yapacakları tek bir planı vardır: Kurtları insana dönüştürüp güvenli bir yere taşımak..
Mercy Falls Kurtları (The Wolves of Mercy Falls) serisinin ikinci kitabı olan Beklenti (Linger), aşkın sadece kavuşmak değil, bazen sevdiğin kişiyi kendi doğasına teslim etmek ve sabırla beklemek olduğunu anlatan dokunaklı bir fantastik kurgudur. İlk kitap olan Ürperti’de başlayan hikâye, bu kitapta daha derin, karanlık ve melankolik bir atmosfere bürünür.
Beklenti: İki doğa arasında kalan bir aşk ve çaresizlik.
Beklenti, kurt adam mitini vahşi bir korku ögesi olmaktan çıkarıp, doğanın karşı konulamaz döngüsü ve aidiyet üzerinden işleyen şiirsel bir eserdir. Stiefvater, bu kitabında okura "Aşk, sevdiğiniz kişinin değişmesine, hatta sizden uzaklaşmasına izin verecek kadar büyük olabilir mi?" sorusunu soruyor..
Mercy Falls Kurtları serisinin ilk kitabı olan Ürperti (Shiver), kanlı bir korku hikâyesi değil; zamanla, soğukla ve doğanın acımasız kanunlarıyla yarışan lirik bir kış masalıdır.
Ürperti: Soğuğun içinde filizlenen sıcak bir aşk ve veda;
Stiefvater, bu kitabında fantastik edebiyatın klişelerini yıkarak, "dönüşüm" kavramını biyolojik bir lanetten ziyade, hatıraların ve insanlığın yavaş yavaş silindiği trajik bir yok oluş süreci olarak ele alıyor. Eser, her düşen hava sıcaklığının aslında bir vedanın habercisi olduğu, zamanın amansızca işlediği bir hayatta kalma mücadelesidir.
Ürperti, temposu yavaş ama duygusal yoğunluğu çok yüksek bir eserdir. Stiefvater, kelimeleri bir ressam gibi kullanarak kışın o dondurucu güzelliğini okura harika bir şekilde hissettirir. Fantastik kurgudan ziyade, ruhu olan şiirsel bir aşk hikâyesi okumak isteyenler için mükemmel bir başlangıçtır..
"Ona bakarken, sadece geçmişi değil, aynı zamanda sahip olamadığımız geleceği de görüyordum. O benim kışım, ben onun yazıydım; ve biz, hiçbir zaman aynı mevsimde kalamadık.."
ÜrpertiMaggie Stiefvater · Turkuvaz Kitap · 2010389 okunma