Ozan Sezer

Ozan Sezer
@daranrenas
Ben bilinçli bir karamsarım.
Kendi Çapında Bir Süper Kahraman
12 Eylül
443 okur puanı
Ağustos 2016 tarihinde katıldı
Kilometrelerce koşmuşsun,seni sadece durduğunda görmüşler.
1000k
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bu maçların, insanlara boşalmaları, kızgınlıklarını kusmaları, söyleyemediklerini söylemeleri için yardımı, yararı oluyordu. Yoksa, yirmiiki delikanlının bir şişik meşini, karşılıklı iki delikten geçirmek ya geçirmemek için çekişmelerinin ne kendi vücutlarına, ne de o yirmiiki delikanlının vücuduna bir yararı olmayacağını, stadyumu doldurup taşıran top delisi bu onbinlerce kişi hiç bilmez, anlamaz olur muydu? Yoksa şu kamburun, şu çolağın, şu topalın, şu veremlinin, bir haftalık gündeliğini bir maç biletine veren şu işçinin, şu öksürüklünün burda işi neydi? Spor için mi, kuvvetlenmek için mi doluyorlardı stadyum denilen bu hastaneye? Gerçekte onlar boşalıp rahatlamayı gereksiniyorlardı. Ama kime, kimlere sövmeleri gerektiğini bilmediklerinden, bilseler de onlara sövmeleri olanaksız olduğundan, şu zavallılar umarsızlık içinde birbirlerine, hakeme, karşı takım oyuncularına sövüp bağırıp rahatlıyorlardı. Halkta birikmiş ve çıkış yolu bulamayan coşkuların, böylece tehlikesizce boşalmasıysa, yönetmenlerin, politikacıların işine geliyordu. -Aziz Nesin / Gol Kralı
1000k
Eğer yol yanlış ise, rehber bir işe yaramıyor. Kafeste Dünya'ya gelirsen, kanat bir işe yaramıyor.. .. Ey şair! Daralmış olan gönlün neyi istiyorsa söyle ama, Eşeğin kulağına Yasin okumak bir işe yaramıyor.
1000k
İyi geceler proleter kardeşlerim ve diğerleri 😅
1000k
Şimdi bulutsuz gökyüzünde gururla parlayan nisan güneşi doğurmaya hazırlanan toprağı ısıtıyordu. Toprak ananın besleyici sinesinden yaşam fışkırıyor, tomurcuklar patlayarak yeşil yapraklara dönüşüyor, tarlalar boy veren otlarla ürperiyordu. Her yanda tohumlar şişiyor, yukarı doğru uzanıyor, sıcağa ve ışığa ulaşma ihtiyacıyla toprağı çatlatıyordu. Taşan özsular fısıltılar çıkararak akıyor, çatlayan tohumlardan öpücük sesleri yayılıyordu. Arkadaşların kazma sesleri sanki yüzeye iyice yaklaşmışlar gibi giderek daha da belirginleşiyordu. Bu taptaze sabah vaktinde, güneşin yakıcı ışıkları altında, toprak işte bu uğultuya gebeydi. İnsanlar bitiyordu topraktan; karıkların arasında ağır ağır filizlenen, gelecek yüzyılın hasadı için boy atan ve yakında toprağı çatlatacak olan, intikamcı, kapkara bir ordu yetişiyordu.