"Davud; dağlarda sürü güden bir çobandı. Babası onu çelimsiz bulduğu için,davar gütmeye göndermişti. Ama o, Calut ordusuna karşı savaştı. Kendisinden umulmayan bir başarı sergileyerek lider konumuna yükseldi."
"Bu işler kaderin gizli nakışlarıdır. Peygamberlerin tamamı toplumun umulmayan kesiminden çıkarlar. İsa, kimsesiz bir işçiydi. Kızıldeniz sahilinde balıkçılık yapardı. İffetli annesi meryem ise yün eğirerek geçinirdi. Halkın arasına karışmış sıradan bir gençti o.Aldığı ilahi emirle, kelle koltukta yürüdü.Çilenin ve darağcının arasında geçen hayatı ilginçtir." demişti.
Neydi geçici olan her şeyi,insanlara bu kadar vazgeçilmez kılan şey? Çözemiyordu.
Ucunda bitiş ve yok oluş varsa hayatı anlamlı kılan neydi?Bunu bile bile insanlar neden hala o kadar hırslı ve acımasızdı? Kalpler neden o kadar katıydı? Anlamıyordu. Oysa ona göre kalp sonsuz sevgiyle kuşatılmıştı. Uçsuz sahralar kadar geniş ve sonsuzdu. Sığ sevgiler orada, devede kulak kalırdı. Kof sevgiler orada barınmazdı.