Tiranlık toplumsal kurgulara aittir, onları ete kemiğe büründüren insanlara değil; bu kişiler, tabiri caizse, kurguların tiranlık ederken kullandığı araçlardır, tıpkı katilin araç olarak bıçak kullanması gibi. Bıçakları ortadan kaldırırsak katillerin de sonunun geleceğini düşünmüyorsunuz herhalde. Bakın, dünyadaki bütün sermayedarları yok edebilirsiniz, ama sermayeyi yok etmezseniz ertesi gün sermaye, başka insanların elinde, onların aracılığıyla tiranlığına kaldığı yerden devam edecektir. Oysa sermayedarları değil de sermayeyi yok ederseniz, kaç sermayedar kalır geriye? Anlatabiliyor muyum?
Doğal özelliklerin doğal yollardan sapkınlığa meyledebileceğini varsaymaktan ziyade -ki tanımı gereği zıt bir durumdur bu- insanlığın tiranlık yaratan toplumsal kurgularla ezelden beridir süregelen beraberliği dolayısıyla her bireyin doğası gereği tiranlık kurmaya meyilli olduğunu varsaymak daha doğaldır.
Birine yardım etmek, sevgili dostum, o kişiyi âciz görmek demektir; şayet bu kişi âciz değilse, onu o hale düşürmek ya da öyle görmek hem tiranlıktır hem de küçümseme. İnsan bir yandan başkasının özgürlüğünü kısıtlarken öbür yandan, bilinçsizce de olsa, başkasının küçümsenebilir ve değersiz olduğu ya da özgürlüğe layık olmadığı ilkesinden yola çıkar.