"Koşarsın koşarsın da varamazsın hani; içindeki umut, varamadığın kadar büyür. Sen bakarsın ışıltıyla. İleriye uzanırsın (uzanmak istiyorsun yalnızca), uzadıkça da kolların uzar babam uzar... Gene de boşluğu avuçlarsın hep; düşünü düş yapan boşluğu..."
"Bir çift ayak gördü sonra, kendine doğru geliyordu; insan nasıl gelirse öyle ve insanın gelişini koşullayan ne varsa (gitme sevinci, hüzün, kendini taşımanın erinci, bir köşeyi geride bırakmanın, bir taşı, bir böceği geçmenin gururu) onların ağırlığıyla koşullanarak."
"Kayalıkların gölgesindeki köye kısık gözlerle bakar, karanlık toprak damları tek tek yutuncaya dek bıyıklarını rakıyla sulardı. Gene de yeşermezdi bıyıkları, yıl geçtikçe ağarırdı."