Pratik açıdan bu durum şu anlama gelir: Insanlar her ne kadar kendi düşünceleri ve sorumluluklanyla baş başa kaldıkları için içerlerse de, ahlakla aşılanmış bir birliktelik
umudunu barındıran, tam da bu baş başa kalmışlıktır. Kesinlik
değil, umuttur bu, hele hele garantili bir kesinlik hiç değildir. İstatistiksel eğilimlerin kanıtlarıyla temin edilmiş, peşinde
koşulan ve düşlenen bir güvence bile pek muhtemel değildir.