Düşündüklerini dile getirirken zorlananlar bir yana düşünürken zorlananlar daha çok ilgimi çekiyor, onların doğal ve coşkun bunalımı bende bir cazibe yaratıyor. Saf bir utanıştan beslenen ve her “sanırım kabuğumu kırdım “ dediğinde içinde yeni bir kabuk gösteren zihin ile sohbet etmek; ağzı açılmamış bir testere ile ağaç kesmek yada balyozla odun yarmaya benzer ama keyif zor olandadır. Merak, kavram doğurur belki ama şüphe anlamı kovalar. Çünkü lirik fikir titreşimleri her zaman samimidir, yalan söylerken bile...
mehmet
Doğumuna ve ölümüne dair belirsiz belirginlikten tek bir tüy bile koparamayan en zavallı tür olan insanın özgürlük iddiası ve bütün kavramlara bunu nihayetsiz bir körlükle yapıştırma çabası… iç çekişler ve dönem dönem şiddetlenen sümkürüşlerle şekil almış bir kahkaha … İstisnasız her birimiz kendi elimizle taçlandırdığımız bu derin homurtunun yapay lezzetinden el çekmemekte ısrar ederiz. Öyle bir inançsızlık buhranıdır ki bu; inancın yerine oturacak kadar taviz vermişizdir ona. Şeytan bile kıyamete kadar kendisine verilmiş süre için özgürlüğü kılcallarına yutturma çabasında ki insanı hayretler içinde izler. Öbür tarafa geçtiğinde zamansızlık karşılığında dünyada ruha musallat olmuş cüzzam olan özgürlük için ne bedel ödediğini anlayanların yüzünü birlikte göreceğiz.
Mehmet