Hayal gücü, apandis gibi, türümüzün varlığını korumasına yardımcı olduğu ilkel bir çağdan kalmıştır ama modern bilimsel sanayi milletlerinde daha ziyade bir hastalık kaynağıdır.
Aurelius "Düşünceler" kitabında şunları söyler:
"Cahil birinin cahillik etmesinde şaşılacak ne var? O cahil insandan, seni üzen yanlış davranışı beklemediğin için suç sendedir. Çünkü onun bu kötülüğü işleyebileceğini anlaman için yeterince araçla donatmıştır seni aklın ve gözlemlerin. Ama bunu unutmuşsundur, bunun için kendine değil de onun bu davranışına şaşıyorsundur. Birini sadakatsizlik ya da vefasızlıkla suçladığında, dikkatini kendine çevir, çünkü suçun sende olduğu açıktır: O karakterde birinin sözünü tutacağına güvendiğin için. .. Ya da ona iyilik yaparken bunu karşılık beklemeksizin yapmadığın için . . . Ve ödülü, salt o eylemi yapmakla aldığına inanarak iyilik yapmadığın için ... Suçlusundur.
Ne demiş uçurumda açan çiçek: Yurdumsun ey uçurum!"
Ağrılar, sızılar, kederler izafidir; kıyasla artıp azalırlar. Kıyas ortadan kalktığında, keder dahi bir saadet türü olur. Çektiğimiz acıların büyüklüğü, biraz da acı çekmediğimiz günlerle yaptığımız kıyas yüzündendir. Kederimizi arttıran, kedersiz zamanlarımızla yaptığımız mukayesedir. Sonradan kör olan bir ressamın görmemekten çektiği acıyla, doğuştan ama olan birinin çektiği acı, her ikisi de şimdi göremiyor olmalarına rağmen, aynı olabilir mi?