Ağızdan ağıza tükürük geçerken, karmaşıklaşmamak mümkün mü? Değil ki. Aşk onunlayken buydu: Birbirine karışmış, o sarmaş dolaş hâl. Biliyor musun? Bu hâli korumak lazım. Ebediyen korumak.
...sezgilerin güçlü müdür? En korktuklarım senin gibi sezgileri yüksek olanlardır." dedi. 'Onların sadece gözleri değil, bedenlerinde saklı gözlem kütleleri ve uyduları da vardır."
Bir tatil köyünde, yeni tanıştığım, günlerdir gördüğüm ama aslında hiç tanımadığım bu kadının aşk hayatımın yörüngesini yeniden çizebilecek güçte olmasından dolayı tuhaf hissettim. Hayat, maruz kaldığımız, tuhaf karşılaşmalarla ve duygularla dolu bir yer, diye düşündüm. O an onun ağzı benim üstümde tahakküm kurmuştu ve bu yüzden kadın birdenbire hem tehditkâr bir konuma geçti hem de üzerimde bir iktidara sahip oldu.
"Aldatmamak benim için çok zor. Neden sence, bir fikrin var mı?" diye sordu. Sürekli sorular soruyor, cevapları benim bildiğimi zannediyordu. Kadının alenen özel duygu dünyasını anlatmasından, aniden içini dökmesinden, onun adına tedirgin oldum. Bu kadar hızlı şekilde özelini yeni tanıştığı insanlarla paylaşanlarda hep bir kimsesizlik, yalnızlık, insanlarla doğru bir bağ kuramama, sesini duyuramama vardır, diye düşündüm. Bu kadın da bu düşüncemi somut olarak doğruluyordu. Böyle insanlar beni ürpertiyordu çok.