Hiç boks maçına gitmediniz mi? İlk önce bakamayız bile! Sonra birdenbire heyecanlanırız,bir tarafı tutarız. Bir an evvel,kafi derecede kuvvetli olmamasına kızarız,haykırırız. Haydi!… deriz,daha kuvvetli!Daha müthiş! deriz ve öyle olmadığı için üzülürüz. Fakat hangimiz o esnada o adamın yerinde bulunmayı isteriz?Hiçbirimiz değil mi? Bunlar da böyle işte… Mücadeleyi bizim tarafımızdan seyrettiler. Ve bizi alkışladılar. O anda çok samimi idiler. Fakat şimdi siz,”Ringe buyurun!” deyince iş değişti. Burada kendi menfaatleri,kendi emniyetleri var!
…En iyisi düşünmemekti.
Kaçmaktı.
Kendi içime kaçmak.
Fakat bir içim var mıydı? Hatta ben var mıydım? Ben dediğim şey,bir yığın ihtiyaç,azap ve korku idi.