Evettt, Anna Karenina ' nın incelemesini yazmak için ne kadar da sabırsızlanmıştım. Normal şartlarda spoiler vermek pek tercihim değildir ama bu kitap hakkında içimdeki her şeyi dökmem gerek.
Damdan düşercesine bir başlangıç ile başlıyorum.
Anna, benim için çok karektersiz bir karekterdi ve intihar etme amacı bile aşağılıktı.O sadece âşık - ki ben Anna'nın yaşadığını asla aşk olarak görmüyorum, benim için aşk ,kirletilmeye başladığı anda aşk olmaktan çıkar - bir kadın gibi davrandı, asıl önemli olan kimliğini, anneliğini unuttu. Ve oğlunu terk edip gitti, üstelik Vronskiy' nin sevgisinden şüphe duymaya başlayana kadar da bundan üzüntü de duymadı. Düşünsenize Anna'nın kocasını aldatma hatasından bahsetmiyorum bile, bir kadının evladını terk etmesinin üzerine başka hataları söyleme gereği kalmıyor maalesef. Vronkskiy desek - Anna' nın uğruna oğlunu terk edip kaçtığı biricik âşığı- benim aklımda bıraktığı soru işaretleri ile beni mahvetti. Anna ve Vronskiy hikâyesi de ( belki çok acımısız davranıyor olabilirim ama Anna da oğlunu ederek son derece acımaz davrandı.) bence olması gerektiği gibi bitti, böyle iğrenç bir yolun sonunu zaten güzel beklemiyordum. Anna içinin bir türlü huzur bulamaması ve yaşadığı huzursuzluk ile aklında Vronskiy' e karşı kurduğu senaryolara karşı direnemiyor ve çok bencil düşünceler içerisinde intihar ediyor.[Anna ' nın Vronskiy' e karşı aklında kurduğu şüpheleri beni gerçekten dehşete düşürdü, bir kadın - özellikle kadınların öyle olduğunu düşünüyorum - bazen aklında çok korkunç senaryolar kurabiliyor , bu onların duygusal yönlerinin ağrır basmasından ve şüpheci olmasından kaynaklanıyor bence ( kendi düşüncem ) ya da bu sadece Anna'nın huzursuz olmasından kaynaklanıyordu- belki de ikisi-]
Stepan Arkadyeviç ve Darya Aleksandrovana' ya gelecek
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
" Ne üzerine düşüncelerimi istiyorsun?.."
" Şunun üzerine: Diyelim ki evlisin , karını seviyorsun, ama, bir başka kadına tutulmuşsun..."
" Bağışla beni, ama ben bunu hiç anlamıyorum. Bu, tıpkı iyice karnını doyurduktan sonra bir fırının yanından geçerken francala çalmaya benzer. Bunu nasıl anlamazsam, onu da öyle anlamıyorum."
" Savaşı zorunlu mu görüyorsunuz? Pekâlâ! Öyleyse, savaşı öğütleyenlerin hepsini özel bir alanda toplayın, ileri hatlarda, en önde savaşa sürün, hücuma kaldırın!"