Köyün havasından mıdır, suyundan mıdır bilmem ama şunu biliyorum ki henüz köyde okuyupta beğenmediğim bir kitap olmadı, hah işte bu kitapta köyde okuduğum o kitaplardan. Daha önce başlayıp da yarım bıraktığım bu kitabı büyük bir heyecanla okuyup bugün noktayı koydum ama aklımdaki yeri bir noktayla son bulmayacak tabiki de. Tam da "Körlük" teki karakterlerin devreye girdiği yerde okumayı bırakmışım meğer, daha önce yarım bıraktığım için hiç de hayıflanıp durmayacağım çünkü bu sayede bu güzel yerde koyunlarımı otlatırken okuma şansına sahip oldum...
Kitabın ilk kısmı benim için sıkıcıydı ama daha sonrasını büyük bir heyecanla okudum, bence kitap çok güzel ve " Körlük" ün aksine içinde beni rahatsız eden herhangi bir şey ile karşılaşmadım. Kitabın nerdeyse her cümlesi büyük bir ustalıkla yazılmış, nerdeyse her diyalog benim için altını çizmeye değer bir mizahla yazılmış olduğundan altını çizmeye pek yeltenmedim. Ama şöyle bir sorun var ki diyaloglar arası herhangi bir konuşma çizgisi veya boşluk olmadığından diyalogları birbirinden ayırt etmek dikkat istiyor. Herşeye rağmen benim için okuması gayet keyifliydi, okumaya devam etmiş olduğumdan dolayı mutluyum.