Korkudan donmadığınız veya acıyla haykırmadığınız anlarda bile, hayat, geçen her dakikasıyla açlığa, soğuğa, uykusuzluğa, yanan mideye, ağrıyan dişe karşı ayrı birer mücadele silsilesidir.
Doğdular, kenar mahallelerde büyüdüler, on iki yaşında çalışmaya başladılar, cinsel arzularının uyandığı ve güzelleştikleri kısa bir serpilme dönemi geçirdiler, yirmi yaşında evlendiler, otuzlarında yaşlı sayıldılar, çoğunlukla altmışa merdiven dayayınca öldüler.
Fakat bir an için bile olsa hepi topu birkaç yüz gırtlaktan çıkan haykırışın ne kadar korkutucu olabildiğine tanık olmuştu. Neden önemli konularda da böyle feryat etmiyorlardı ki?