Dilek Bilge

Dilek Bilge
@dbilge
'Dağları Yürüten Rüzgar' şiir ve 'Genç Oğlu Sokak On Üç Numara' (anı) kitaplarının yazarı Eğitimci aktifradyo.com program yapımcısı iyi okur
Fen Bilgisii, Biyoloji, Sosyoloji
Trabzon
6 okur puanı
Mayıs 2018 tarihinde katıldı
7/10
·
Beğendi
Belki çevirisinden belki yazılış şeklinden belki ergenliğimle arama artık uzun bir zaman diliminin girmiş olmasından, ilk sayfaları çok da keyif alarak okumadım. Kahramanımız duygularını dile getirirken birden içinden tam tersini söyleyiveriyordu ikiyüzlülüğün tarihçesini yazar gibi. “Hayat, tabii ki bir oyundur, evladım. Hayat, kurallara göre oynanması gereken bir oyundur. ” “Evet, efendim. Öyledir, biliyorum.” Oyunmuş, kıçımın kenarı. Oyun öyle mi? Tüm asların bulunduğu takımdaysan, oyun o zaman, tamam; kabul ederim. Ya öteki takımdaysan, as oyuncu filan yoksa, oyunla ilgisi kalır mı bunun? Hiç yani. Yok oyun moyun." syf:14 Yaşamın anlamını ne zaman çözer, hayatın yaşamaya değer olup olmadığını hangi yaşlarda karar veririz. Hangi yaşta kendimiz olmayı terk edip, oyunun kuralını öğrenerek yaşamaya başlarız. Ya bunu beceremezsek. İyi bir okul iyi bir meslek iyi bir ev, araba, eş sahibi olamazsak. 'İyi bir' derken ölçü neydi. Ya ölçüyü tutturamayanlar, onlar nerede, nasıl yaşıyorlardı. Sayfalar arasında ilerledikçe keyif almaya başladım. Bir yandan beynim durmadan sorular soruyor, diğer yandan göğüs kafesimin ortasında ince bir yer sızlıyordu. ''Sahtekâr heriflerden geçilmiyor ortalık. Tek yapacağın, derslerine çalışmak, böylece, bir gün kendine lanet bir Cadillac alacak parayı kazanmasını öğreneceksin, okulun futbol takımı kaybederse çok üzüleceğine herkesi inandıracaksın, sabahtan akşama kadar kızlardan, içkiden ve seksten başka bir şey konuşmayacaksın. O küçük kliklerde herkes birbirini nasıl da tutuyor. Basketbol takımındakiler birbirlerini tutuyor, Katolikler birbirlerini tutuyor, lanet entelektüeller birbirlerini tutuyor. Ayın Kitabı Kulübüne üye olan herifler bile birbirlerini tutuyor...'' Bunun ayrımına hayatının başındayken varan bir genç nasıl hayal
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,1bin okunma
Reklam
9/10
·
Beğendi
‘Hikaye bitti, anlatacak başka bir şey olmayacak.’ Saramago’ nun ölmeden önce yazdığı son kitabı ‘Kabil’ bu tümceyle bitiyor. Yazıldığı dönemde bir çok tartışmaya konu olmuş sonrasında ise yazarın Kanarya adalarına yerleşmesine sebep olan kitabı okumaya başladığımda daha ilk sayfadan beni neyin beklediği belliydi. Havva ve Adem'in göbek delikleri var mıydı yok muydu tartışmasını yıllar öncesinde arkadaşlarla bi hayli yapmıştık. On dördüncü sayfada ‘’onları uyandırmaktan çekinen tanrı aceleyle kolunu uzattı ve işaret parmağının ucuyla Adem’in karnına hafifçe dokundu,sonra parmağını hızla çevirdi ve göbek deliği ortaya çıktı.Havva üzerinde de hemen uygulanan aynı işlem benzer sonuçlara yol açtı;ne var ki önemli bir farklılık vardı,onun göbeği çizim,konturlar ve kıvrımların zarifliği bakımından çok daha başarılıydı. Efendi’nin kendi eserlerinden birine son bakışıydı bu;ve onu güzel buldu.’’ Bu cümlelerle karşılaşınca o anlar aklıma geldi biraz takılıp kaldım ve kitaba ara verdim. Bu anlatımla kaderi ben mi oluşturdum, yoksa her canlı bir başka canlıdan mı ürer,demek istemişti? İnsan kendine sorduğu soruların yanıtını bulmadığı sürece yoluna devam etmek istemiyor. Sonra tekrar aldım elime ve bugün de bitirdim. Geride altı çizili ve yanında soru işareti olan bir çok tümce kaldı. İnsana ait bir çok duygu ve düşüncenin sorgulandığı kitap kardeşi Habil’i öldüren tarihin ilk katili Kabil’in bu ölümü sorgulaması, nedenini tanrıya yükleyip onunla yüzleşmesiyle başlıyor ve bunun üzerinden yürüyor. Ölü beden üzerine konan sinekler sadece adından dolayı mı bilemedim ‘Sineklerin Tanrısı’ adlı kitaptaki tanrı ile ilgili bölümü çağrıştırdı bana. Zaman ve mekan anlatımları özellikle birbirinin içine geçmiş olarak veriliyor, kronolojik bir sıra ile Adem’den sonraki dönem anlatılıyor
KabilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814,2bin okunma