ddcp

Önceleri, her şarkıda bir ad koyarsın yaşamaya. Gün geçtikçe, şarkı sözlerini bile duymaz insan. Biriyle karşılaşırsın, geyik­leri anlatır sana, destanları. Aşık geyiklerin boynuzlarından kilitlenip öldüklerini duyarsın. İnsan olmak, o kadar da önemli gelmez artık. Mazurka yapmayı bilmez kimse bu yüz­ yılda. O yüzden, tek başına kalırsın. Ama yine de tek başına olduğuna inanamazsın bir türlü. Hep ararız yani. Hep sanarız.
Reklam
O kadar çok sözcük istemiyorum ben halbuki. Sevgi üzerinde fizibilite he­sapları yapmak da istemiyorum. Savrulup gitmek istiyorum. Bahar gelsin, gitmesin falan istiyorum.
Sevmek çok önemli elbette. Ancak sevme yeteneğini Mehmet’le sınırlamamalısın. Dünyada senin sevgine gereksi­nim duyan, yüzlerce, aç, üşümüş, ezilmiş çocuk var. Onları düşün. Sevmek insanı çoğaltmalı, üretmeye yöneltmeli. Senin yaptığın gibi ölüme yaklaştırmamalı. Verimli sevgiler yaşamalıyız hepimiz.
Siz de bilirsiniz ki, insanlar sevdikleri, hayran oldukları şeyleri yalanlamaktan açıklanamaz bir haz alırlar.
Var olmak, o kadar da heyecan ve­rici gelmiyor bana. Buna karşılık, yok olmanın da anlamlı bir yanını göremiyorum. Tavşan boku gibiyim bir bakıma; kok­maz, bulaşmaz. Sizin anlayacağınız, eğer ölümü anlamlandı­ran yaşadığınız sürece yaptıklarınızsa, pek şansım yok.
Reklam