“…tanrı sonsuzdan da ötedir ve mutlaktan da mutlaktır; O, aklın da mantığın da ötesindedir. Dolayısıyla bizimle iletişime geçse bile onu anlamamız imkansızdır. Eh, onu anlamayacaksak bizimle iletişime geçmesine de gerek yoktur; neticede bir harekete başlasa bile bu hareket fiziksel olmadığı sürece bize ulaşamayacaktır ve bize ulaşsa bile onu en orijinal haliyle anlamamız mümkün değildir. Şöyle ki; peygamberler de neticede insandır ve onlar sezgi ya da vahiy yolula -nasıl olursa olsun- ancak belli bir seviyeye kadar idrak kabiliyetine sahiplerdir ve yine ne türden bilgiye ulaşmış olurlarsa olsunlar, onlar edindikleri bilgileri kelimelere dökerken insanların anlayabilecekleri seviyeye kadar basitleştirmek zorundadırlar. Aksi halde mesajdan hiçbir anlam çıkarılamaz. Strauss’un da dediği gibi: “Anlam kelimesi, muhtemelen bütün olarak dilde anlamı bulunması en güç kelimedir.”