BirazcıkBuse

BirazcıkBuse
@ddemirbuse
Üniversite
İzmir
İzmir
23 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
“Hoşuma gitmişti; sözleri bir sırdı sanki. Taş gibi görünen bir şeydi ama içinde bir tohum vardı.”
Sayfa 26 - İthaki yayınları·Kitabı okudu
Reklam
“İlk dersimdi bu: Görünenlerin pürüzsüz, tanıdık yüzü altında, dünyayı ikiye ayırmak üzere bekleyen başka bir yüz vardır.”
Sayfa 20 - İthaki yayınları·Kitabı okudu
AKIL, ERDEMLER VE FELSEFENİN DOĞASI
“… hiçbir kıymeti olmayan eleştirilerden ancak hiçbir kıymeti olmayan safsatalar çıkar. Çünkü en başarılı eleştiri bile sıfırdan bir şey üretmekten daha kolaydır ve kendi fikirlerinizi bazı temellere oturtup -veya temeller üretip- ortaya koymak zordur; saçmalıyor olsanız bile bunu yapmak zordur. Ama temenniler herkeste vardır ve bu yüzden herkes şikayet edebilir. Şikayet etmek yerine üretmek yani yolun üzerindeki tek bir taşı bile kaldırıp kenara koymak ise büyük bir gayret ister. Ne var ki, yol başkaları tarafından temizlendikten sonra temizleyenleri unutup rahatlıkla yürümeye başladığınızda kendinizi “kimsenin yardımına ihtiyaç duymadan yürüyebiliyor” zannedersiniz. Halbuki her adımınız siz daha doğmadan önce “fikir üretmeye” cesaret edebilen cesurlara aittir ve bu edebiyat yolunda da felsefe yolunda da bilim yolunda da böyledir.”
Sayfa 250 - Mitra Yayınları
Alıntı
Teleoji’ye Neden İhtiyaç Duyarız?
“…her şeyin bizim için kurgulandığına, her şeyin bir amacı olduğuna inanıyoruz. Sanki biz bir oyun tahtasına koyulmuşuz da yaratılan ne varsa bizim işimize yaraması için yaratılmış gibi hissediyoruz. Bu yüzden de hayatımızda güzel bir şey yaşandığında bu güzel şeyin bir lütuf olduğunu düşünüyor ve başımıza gelen diğer kötü şeyleri görmezden geliyoruz. Örneğin, çok zorlu bir hastalığa yakalandıktan sonra iyileştiğimiz zaman, iyileştiğimiz için Tanrı’ya şükrediyoruz ama bizi aynı hastalığa maruz bırakanın Tanrı olduğunu düşünmüyoruz. Düşünsek bile “bir bildiği vardır, beni imtihan ediyordur” diyerek geçiştiriyoruz.”
Sayfa 132 - Mitra yayınları,5. Baskı
Din İslam
KENDİNİ DÜZGÜN İFADE EDEBİLMEKTEN ACİZ TANRILAR
“…tanrı sonsuzdan da ötedir ve mutlaktan da mutlaktır; O, aklın da mantığın da ötesindedir. Dolayısıyla bizimle iletişime geçse bile onu anlamamız imkansızdır. Eh, onu anlamayacaksak bizimle iletişime geçmesine de gerek yoktur; neticede bir harekete başlasa bile bu hareket fiziksel olmadığı sürece bize ulaşamayacaktır ve bize ulaşsa bile onu en orijinal haliyle anlamamız mümkün değildir. Şöyle ki; peygamberler de neticede insandır ve onlar sezgi ya da vahiy yolula -nasıl olursa olsun- ancak belli bir seviyeye kadar idrak kabiliyetine sahiplerdir ve yine ne türden bilgiye ulaşmış olurlarsa olsunlar, onlar edindikleri bilgileri kelimelere dökerken insanların anlayabilecekleri seviyeye kadar basitleştirmek zorundadırlar. Aksi halde mesajdan hiçbir anlam çıkarılamaz. Strauss’un da dediği gibi: “Anlam kelimesi, muhtemelen bütün olarak dilde anlamı bulunması en güç kelimedir.”
Sayfa 97 - Mitra yayınları
Alıntı
Reklam