“…her şeyin bizim için kurgulandığına, her şeyin bir amacı olduğuna inanıyoruz. Sanki biz bir oyun tahtasına koyulmuşuz da yaratılan ne varsa bizim işimize yaraması için yaratılmış gibi hissediyoruz. Bu yüzden de hayatımızda güzel bir şey yaşandığında bu güzel şeyin bir lütuf olduğunu düşünüyor ve başımıza gelen diğer kötü şeyleri görmezden geliyoruz.
Örneğin, çok zorlu bir hastalığa yakalandıktan sonra iyileştiğimiz zaman, iyileştiğimiz için Tanrı’ya şükrediyoruz ama bizi aynı hastalığa maruz bırakanın Tanrı olduğunu düşünmüyoruz. Düşünsek bile “bir bildiği vardır, beni imtihan ediyordur” diyerek geçiştiriyoruz.”
Sayfa 132 - Mitra yayınları,5. Baskı