İnsanoğlu Tanrı’nın verdiği ruhu, kendi yarattığı dünyevi yasalarla kısıtlayarak bu şansı elinin tersiyle bir kenara itiyor. İnsanoğlu kendisi için katı kurallar koyuyor. Duygularını ve arzularını hapsettiği acı dolu daracık hücreyi kendisi inşa ediyor. Yüreğini ve yüreğin sesini kendi kazdığı derin mezarlara gömüyor.
Tanrı ağlayıp acı çekmemizi istemez. Çoğu gece şafağa kadar dualar ettim, sonra şafak söktüğünde bu sefer günün geçip gitmesi için dua ediyordum. Tanrı sefil ve perişan bir hayat yaşamamı istemez, çünkü mutlu olma arzusunu yüreğimin derinliklerine yerleştiren ondan başkası değil. Onun muhteşemliği yüreğimdeki mutluluktan kaynaklanıyor.