Gillian McAllister’ın Yanlış Yer Yanlış Zaman kitabını okudunuz mu? Eğer hâlâ listenizde değilse, bu yorumu okuduktan sonra mutlaka listenize ekleyeceksiniz!
Öncelikle, bu kitabın ilham kaynakları oldukça dikkat çekici: Yazar, Russian Doll dizisinden ve bıçaklı suçlarla ilgili bir belgeselden esinlenerek bu hikayeyi oluşturmuş. Bu birleşimden nasıl bir roman çıkar diye düşünüyorsanız, inanın ortaya çıkan sonuç bir harika!
Kitabın konusu ise oldukça orijinal. Bir gece, boşanma davalarıyla ilgilenen Jen, 17 yaşındaki oğlu Todd’un korkunç bir suç işlediğine şahit oluyor. Ancak bu olaydan sonra her gün geriye doğru gitmeye başlıyor. Zaman tersine akarken geçmişteki olayları çözerek suçu ve ardındaki sırları aydınlatmaya çalışıyor. Peki, geçmişteki hangi anlar bugünü değiştirebilir mi? Çoktan işlenmiş bir cinayete engel olunabilir mi? Bu, hem düşündüren hem de merak uyandıran bir hikaye.
Zaman yolculuğu ve paralel evrenler gibi konularla ilgilenen biri olarak bu kitabı okumak benim için büyük bir zevkti. Bu temaların polisiye-gerilim türüyle harmanlanmış olması, kitaba bayılmamın en büyük sebeplerinden biri. Yazar, karışık olabilecek bir konuyu sade ve akıcı bir şekilde aktarmayı başarmış. Hikayenin geçmişe doğru ilerlemesi hem çok özgün hem de heyecan vericiydi. Sonu ise kesinlikle tatmin ediciydi ve tüm parçaları kusursuz bir şekilde bir araya getirdi.
Aynı zamanda ters köşeler ve şaşırtmacalarla da beni içine çeken bir kitap oldu. Baştan sona kadar heyecan ve merakla dolu bir okuma deneyimi garanti!
Eğer sıra dışı bir polisiye-gerilim romanı arıyorsanız, Yanlış Yer Yanlış Zaman tam size göre! Sürükleyici kurgusuyla bir solukta okuyacağınız ve zihninizi uzun süre meşgul edecek bir kitap. Bir anne oğlunu kurtarmak için ne kadar ileri gidebilir? Okuyun ve görün derim!