Züleyha, Yusuf’a bir mektup yazmaya başlayınca. Yusuf diye başladı, Yusuf diye bitirdi. Gördü ki hitaptan öteye geçemedi. Anladı ki aşkın namesinde ser-nameden öte kelam yok. Ve Züleyhanın Lügatinde Yusuf’tan öte sözcük yok.
Yusuf seni sevdiysem, dedi Züleyha, hükümdarın tahtına hükümdardan başkası oturmayacağından. Şehzade için saklanan giysiler ancak şehzadenin bedenine uyacağından. Padişahların ülkeler fethettiği görülmüştür de, kölelerin ülkeler fethettiğine bir Yusuf’ta tanık olmuşuzdur. Görüyorsun ya Yusuf, seni sevdiysem yazgım bana yapacak başka bir şey bırakmamış olduğundan.
Bu yüzden değil mi ki kendini kaybetmek gibi görünen aşk, aslında kendini bilmek. İstese de insan O’ndan özgeyi sevme şansı yok. Şans sözcüğü yok lügatlarde bundan böyle, ondan özgeyi sevme ihtimali yok. Ve neyi sevdiğini bilenle bilmeyen arasındaki fark sadece bilmenin bilincinden ibaret.
Sebahattin Ali’nin en muhteşem eseri. Kendinizi o kadar kaptırırsınız ki kitaba, bu adam beni mi izliyor, beni mi takip ediyor hissine kapılırsınız. Sayfaları çevirmeye korkarsınız. Tek solukta bitireceğiniz bir kitap.
Dostoyevski her zamanki muhteşem hayal dünyasını çok güzel bir şekilde kağıda yansıtmış. Okurken kendinizi kaybedeceğiniz büyüsünden çıkmak istemeyeceğiniz bir baş yapıt.
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,4bin okunma