Düşer dururdum, uçsuz bucaksız bir denize atılmış, batmaya başladığında suyla, yüzmeye başladığında rüzgarla kamçılanan bir nesne gibi, ordan oraya sürüklenirdim.
Yüreğime, bedenime tuhaf bir ağırlık çökmüştü;bacaklarım tutmaz olmuştu. Tüm dünyanın ağırlığından daha ağır bir duyguydu bu; toprağın üstünde duracağıma altında bir yerlerde gömülüydüm sanki. Gökyüzünün rengi değişmiş toprak gibi kara olmuş ve olanca ağırlığıyla üstüme çöküyordu