"Nazar, ben neyi bekliyorum sürekli?" diye sordu Aydım yine. "Niye hep çok önemli bir şey varmış gibi geliyor da bana, sonradan hiçbir şey olmuyor?.. Neden kalbim ağrımaya başlıyor?"
"Büyüyorsun Aydım," dedi Çagatayev. "Bırak bir şeyler oluyormuş gibi görünsün aklına, bırak kalbin ağrısın, korkma sen, bu dert olmadan geçmez hayat."
Çagatayev bu kayıtsız ve dönüşsüz unutkanlığı anlayamıyordu; meçhul kişileri, çoktan ölmüş insanları anımsardı o, hatta kendisine pek bir faydası olmayanları, tanımayanları onu; zira ölenleri ve yok olanları bir çırpıda unutmaya kalkarsak hepten anlamsızlaşır, zavallılaşırdı hayat:O zaman kendinden başka anacak kimsesi kalmazdı insanın.