bu benim için yazması bir tık zor bir inceleme. kültleşmiş eserleri eleştirmek özellikle de olumsuz eleştirmek pek de rahatlıkla yapılabilir bir şey değil maalesef. incelememi ve diğer incelemeleri bu gözle okumanızı tavsiye ederim.
kitap bir annenin 5 kızını evlendirmeye dayalı. zaten ön sözden de anlarsınız jane austen'ın büyüsü gündelik olaylar üzerine yazıp yine de okuru kendine bağlaması. ki ben de 400 sayfayı 5 günde okudum zaten. günde ortalama 80 sayfa okuyabilmiş olmamın iki səbəbi var: kitabın sadə dili və mr darcy. ilk iki yüz sayfada cidden hiçbir kayda değer olay olmuyor, eğer ki kitabın süslü bir dili olsaydı tahminimce okuyanların en azından beşte biri ilk 200 sayfada pes ederdi ama neyse ki sade bir kitap. rebecca'da da ilk 200 sayfada olay yaşanmıyordu ama o bence atmosferi ve karakterleriyle kendini gurur ve önyargı'nın kat kat önüne koyuyor. mr. darcynin karakteri 200. sayfadan sonra kitapta ufak tefek olaylar yaratmaya başladı. ama ben yarattığı olaylardan çok kendisini beğendim. emimim ki 1813te değil de 21. yüzyılda yazılmış bir kitabın karakteri olsaydı büyük bir fandomi olurdu.
kitapta olay yok diyorum ama bence yine de okumaya değer dönemin değer yargılarını görmek ve o zamanlarda bir kadın elinden çıkmış bir kitap okumuş olmak açısından. benim bu kitabı alırken en büyük motivasyonum yazarın kadın olmasıydı ve şu an aldığıma pişman da değilim. fikrimce 60 tlye alınabilecek diliyle hemen okunabilecek çok müthiş olmasa da güzel bir kitap. öncelik verin demem açıkçası ama okuma listenize ekleyin. ha bu arada kitapta beğendiğim bir şey də sonunda hiçbir açıklığa kavuşmamış nokta olmamasıydı. ben kitap sonları hayal gücüne pek mahal bırakmasın istiyorum. mesela harry potter okurken bile bana yetersiz gelmişti çünkü karakterlerin evlilik ve çocuk