beyza

beyza
@dearreader13
26 Kasım
25 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
9/10
·114 syf.·
2024 12. kitabı
Sıkıcı olacağını düşünerek, günlerce eeteleyerek elime aldım kitabı ama bir günde bitti. Bu kitap için kullanacağım son sıfat sıkıcı olurdu. Çok akıcı ve sade bir kitap iki oturuşta bitirirsiniz kolayca. Bence yorgan altında yalnızken okuyun ki kitabın büyüsüne iyice kapılabilin çünkü kitabın ayrı bir atmosferi var. Kitap küçük kasaba insanlarının ufak hikayelerini ve baş karakterin hayat hikayesinin bazı bölümlerini anlatıyor. Açıkçası ne kadar realistti bilmiyorum çünkü birkaç kötü karakter dışı tüm karakterler müthiş iyi kalpli, ahlaklı, çalışkan insanlardı. Belki realist değildi ama yine de sevdim. Hikayeler iç ısıtıyordu ama çoğunlukla üzücüydü, kalbimde ufak bir sızı bıraktı. Eğer hassas bir insansanız muhtemelen ufak sızıdan fazlasını hissedersiniz. Bu incelemeyi yazarken müzik dinliyorum ama pop dinlemeye gönlüm el vermediği için indie rock dinliyorum. Kitabı sadece kısa olduğu için eleştirilebilirim ki bu da pek doğru olmaz çünkü Mustafa Kutlu tadında bırakmış. Ben yine de karakterleri sevince bir kitabın olabildiğince uzamasını istiyorum. 500 sayfa olsaydı yine okurdum kabak tadı vermeye başlayacak olsa bile Sonuç olarak bu kitabı okuduğum için mutluyum. Güzel olmasının yanında ön yargımı kırdı ve reading slumptan çıkmama yardımcı oldu. Yarın Suç ve Ceza'ya başlamak için daha motiveyim. Okuyun yani
Uzun HikâyeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202345,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·258 syf.·
2024 8. kitabı
bu yazdığım nasıl bir inceleme olacak hiç bilmiyorum çünkü inceleme yazması çok zor bir kitap. kesinlikle şu ana kadar okuduğum en ilginç kitaptı. önce kolay bir konudan başlayayım. kitapta birçok tarihi ve sanatsal referanslar vardı. tahminimce yazdığı dönemin "dublörün dilemması" imiş və o dönəm okuyanlar herhalde bu referanslardan zevk almışlardır ama günümüzde bunların %99u anlaşılmadığı için güncel olarak pek bir değeri yok. ama bu referanslar sayesinde birçok konuda da araştırma yapılabilir herhalde. kitabın aslında sade bir dili var ama benim için okuması zordu çünkü bu tarz garip bir konseptle insanın gözünü korkutuyor və kitapta çok fazla üzerine düşünmelik aforizma var. ama dürüst olmak gerekirse lord henrynin çoğu lafını gerçeklik dışı buldum ve pek umursamadım her ne kadar arada mantıklı konuşuyor olsa da. kitapta sanata, kültüre ve güzelliğe müthiş bir tapınma var ama biz bunları takdir edebilecek bir çağda değiliz. herhalde 1900lerde yaşıyor olsaydım homofobi meselesi hariç kitaptan çok daha fazla keyif alırdım. genel fikriyle kesinlikle insanın üzerine düşünmesini gerektiren bir kitap çünkü hedonizm felsefesi üzerine kurulu hatta aslında kitapta dorian grayin başlı başına kendi felsefesi var yani bu kitap felsefe kitabı diye bile geçebilir. biraz saçma ama kitapta relate ettiğim yerler oldu mesela kitabın ilk trajik olayı sonrası hayata karşı bir tiyatro seyircisi olma fikri... ben de bazen hayatım bir şovmuş ve gerçek duyguları bu yüzden tam deneyimleyemiyormuşum gibi hissediyorum ama aradaki fark şu ki dorian zaten duygu deneyimlemek istemiyor o sadece haz peşinde (haz yaratan duyguların da peşinde tabi otomatik olarak ama negatif duyguları hep halı altına süpürməyə çalışıyor) kesinlikle biraz büyüdüğümde tekrar okuyacağım bir kitap eminim bir 5 yıl
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202399bin okunma
200 yıllık bir klasik
7/10
·394 syf.·
2024 7. kitabı
bu benim için yazması bir tık zor bir inceleme. kültleşmiş eserleri eleştirmek özellikle de olumsuz eleştirmek pek de rahatlıkla yapılabilir bir şey değil maalesef. incelememi ve diğer incelemeleri bu gözle okumanızı tavsiye ederim. kitap bir annenin 5 kızını evlendirmeye dayalı. zaten ön sözden de anlarsınız jane austen'ın büyüsü gündelik olaylar üzerine yazıp yine de okuru kendine bağlaması. ki ben de 400 sayfayı 5 günde okudum zaten. günde ortalama 80 sayfa okuyabilmiş olmamın iki səbəbi var: kitabın sadə dili və mr darcy. ilk iki yüz sayfada cidden hiçbir kayda değer olay olmuyor, eğer ki kitabın süslü bir dili olsaydı tahminimce okuyanların en azından beşte biri ilk 200 sayfada pes ederdi ama neyse ki sade bir kitap. rebecca'da da ilk 200 sayfada olay yaşanmıyordu ama o bence atmosferi ve karakterleriyle kendini gurur ve önyargı'nın kat kat önüne koyuyor. mr. darcynin karakteri 200. sayfadan sonra kitapta ufak tefek olaylar yaratmaya başladı. ama ben yarattığı olaylardan çok kendisini beğendim. emimim ki 1813te değil de 21. yüzyılda yazılmış bir kitabın karakteri olsaydı büyük bir fandomi olurdu. kitapta olay yok diyorum ama bence yine de okumaya değer dönemin değer yargılarını görmek ve o zamanlarda bir kadın elinden çıkmış bir kitap okumuş olmak açısından. benim bu kitabı alırken en büyük motivasyonum yazarın kadın olmasıydı ve şu an aldığıma pişman da değilim. fikrimce 60 tlye alınabilecek diliyle hemen okunabilecek çok müthiş olmasa da güzel bir kitap. öncelik verin demem açıkçası ama okuma listenize ekleyin. ha bu arada kitapta beğendiğim bir şey də sonunda hiçbir açıklığa kavuşmamış nokta olmamasıydı. ben kitap sonları hayal gücüne pek mahal bırakmasın istiyorum. mesela harry potter okurken bile bana yetersiz gelmişti çünkü karakterlerin evlilik ve çocuk
Edebiyat
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,7bin okunma
Okunur
7/10
·88 syf.·
2024 6. kitabı
öyle müthiş bir kitap değil ama sade bir dili var ve zaten kısa yani güzel zaman geçirmek için okunabilir diye düşünüyorum böyle kısa ve öz bir kitaba anca böyle bir inceleme yapılır diye düşündüm
Yakıcı SırStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202551,3bin okunma
9/10
·488 syf.·
2024 5. kitabı
kitabı bir beş on dakika önce bitirdim ve ne hissettiğimi tam olarak bilmiyorum, o yüzden düşüncelerimi yazarak toparlamaya karar verdim. önce şunu diyeyim, kitabı resmen okumamışım. bazı önemli yerlere o kadar dikkat etmemişim ki kitabının sonundaki büyük olayı bile kaçırmışım ve bunu sonsöz sayesinde fark ettim. eğer sonsözü olunmasaydım bu kitabı normal bir aşk romanı olarak görürdüm belki de. kitabı okurken kesinlikle keyif aldım dilini akıcı üslubunu da güzel buluyorum ama karakterler hakkında hala tam bir düşünce oluşturmadım çünkü son sayfalarda olaylar biraz çığrından çıktı 20 dakika sonra geri geldim. sonsözde yazan şeylerle hemen hemen katılıyorum ama rebeccanın masum biri olduğunu da düşünmüyorum, bence maximin de karısını böyle silikleştirme isteği yoktu bir gün sonra geri geldim şimdi düzgün bir inceleme yazacak olursam rebecca aslında yazarın kendi karakter özelliklerini iki karaktere dağıttığı bir kitap. yazarın asi ve güçlü yönünü rebeccada, itaatkar yönünü ise anlatıcıda görüyoruz. herkesin favorisi rebecca olmuş ama açıkçası kitabı bitirip üzerine düşünene kadar anlatıcının tarafındaydım nedense (kendisinin tüm mallığına rağmen) şahsi fikrim: çok güzel bir kitap, akıcı bir üslubu ve müthiş bir atmosferi var okumanızı kesinlikle tavsiye ederim
RebeccaDaphne du Maurier · İthaki Yayınları · 2020965 okunma