Uğrunda savaştığınız davalar, savaş alanında, işkence odalarında, batmakta olan bir gemide hep unutuluveriyordu, çünkü beden şişip büyüyerek tüm evreni kaplıyordu.
Geçmişin değiştirilemez olduğunu nerden biliyorduk ki ? Madem geçmiş de, dış dünya da yalnızca zihinlerdeydi, madem zihin de denetlenebiliyordu, söylenecek ne kalıyordu ki geriye ?