Ama kibriti masadan alıp farkında değilmiş gibi cebime indirirken kalbimde hissettiğim mutluluğun bir başka yanı daha vardı: Takıntıyla sevdiğim,ama "elde edemediğim" birisinden, küçük de olsa bir parça koparmanın mutluluğuydu bu.
Bazan da başka bir yerde daha iyi bir hayat olduğu duygusuna öyle bir güçle kapılırdım ki, acı çekmemek için başka bir şey düşünmeye, bahaneler bulmaya çalışırdım.
,bir an rastlantıyla göz göze gelmek beni çok mutlu eder, o gece oraya o göz buluşması için geldiğimi sevinçle anlardım.
Ama Füsun o ânın mutluluğunu hiç hissetmemiş gibi davranır, bakışlarını kaçırır, bu da kalbimi kırardı.