Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
ama benim gibi insanların zayıf yanının da her şeyi fark etmek olduğunu söylüyorum.
fazla bilmek mutsuzluk getiriyor. “ne mutlu cehaletin koruyucu rahmi içinde bir cenin gibi büzülüp yatanlara” diyorum.
“yek katre-i hunest ve hezar endişe”, yani “bir damla kan ve bin endişe.” işte unutmayı başaramayan insanın trajedisi bu sözlerde gizliydi. ömrünü endişeyle tamamlamaya ve sürekli acı çekmeye mahkûm olan bir zavallı ruh.
aslında aşk kelimesini hiç sevmediğimi, günümüzde bunun bir pazarlama aracına dönüştüğünü söyledim. aşk dendiğinde sanki küçülüyordu her şey. o zaman gerçek aşka ne ad verdiğimi sordu.
“karasevda” dedim.
“karasevda?”
“evet!” dedim. “işte insana o çılgınlıkları yaptıran duygunun adı budur. karasevdayla aşk farklıdır birbirinden. asıl tehlikeli olan da karasevdadır.”