“edebiyat gerçekten daha gerçektir. ayrıca günlük hayatta bunlar olmuyor mu sence? intiharlar, cana kıymalar, ingiltere kralı edward gibi aşk yüzünden tahttan vazgeçmeler, puşkin gibi düelloda öldürülmeler, clinton gibi ufak bir macera için başkanlığı tehlikeye atmalar, oscar wilde gibi hapse düşmeler...”
“doğru” dedi, gülümsedi. “bu açıdan bakınca çok tehlikeli bir şeymiş aşk.”
“insanın iradesini elinden alır da ondan. seni yönetmeye başlar, mantık kaybolur, doğru dürüst düşünemezsin bile. birine âşık olmak, gözü bağlı olarak, bir uçurumun kıyısında yürümek demektir. başına neler geleceğini hiçbir zaman bilemezsin. sonu ölüm de olabilir, cinayet de, intihar da.”