Bekliyordun, bekliyordun, bekliyordun, şakaklarına ağrı girene kadar düşünüyor, düşünüyor, düşünüyordun. Hiçbir şey olmuyordu. Yine yalnız, yine yalnızdın. Yapayalnız.
Fakat ne kadar soyut olsalar da, sonuçta düşüncelerin de bir dayanak noktasına ihtiyacı vardır, yoksa yalpa vurmaya ve anlamsızca kendi etraflarında dönmeye başlarlar; düşünceler de katlanamaz hiçliğe.
Monomaninin her türü, tek bir fikre saplanıp kalmış insanlar daima ilgimi çekmiştir, zira biri kendini ne kadar sınırlarsa sonsuzluğa da o kadar yakındır; bilhassa dünyadan kopuk gibi görünenler, özel malzemeleriyle endilerine karıncalarınkine benzer acayip, sahiden eşsiz bir küçük âlem inşa ederler.