Gitme zamanıdır tam yol ileri... Çıkılacak bütün yollar güneşe, daha fazla ışığa çıkan bütün yollar güzeldir. Şüphesiz oralar da daha iyi değildir ama en azından buralardan uzaktır. Oraya varmak için yol gerekir.
Bağlar...Bir kere koptu mu hiç bir şeyin asla eskisi gibi olmayacağının anlatıldığı, sonunu gerçekten tebessümle okuduğum ve asla böyle bir son beklemediğim bir çırpıda okunabilen bir hikayeydi... Hayatımız seçimlerimizden ibaret; bazı noktalarda kendimizi seçtiğimizde karşımızdakini kırıp geçebiliyoruz; kendimizi seçmediğimizde ise kendimizi enkaza çeviriyoruz.. Peki doğru olan hangisiydi ? Kime göre nasıl bir doğru vardı ? Herkes kendine göre haklıydı belki... Anne-baba-iki çocuk... Ve bana göre en haksız olan anneydi... Bağlar urgandan değil; köklerden oluşmalıydı belki de.... Herkese keyifli okumalar...
BağlarDomenico Starnone · Yüz Kitap · 20181,127 okunma
Biraz büyü, biraz töre, bir tutam kuralcı anne; serpiştirilmiş aşk tozu, biraz merak bolca gözyaşı ile harmanlamış mis kokulu bir hikaye Tita`nın ki... Haklı baş kaldırışları ve yerinde sorgulamalarını o kadar sevdim ki.. Ve sevgili Dr. John, sanırım dünyanın neresinde olursak olalım hep sizin gibi birileri var ve hep sizin gibiler FEDAKAR ve YALNIZ. Hayır Pedro, seni hiç sevmedim. Haklı değildin aşkına yakın olmak için diğer kardeş ile evlenmeyi seçmekte; ve haklı değildin kendi bencilliğinin içine Tita`yı çekmekte... Herkese keyifli okumalar...
Acı ÇikolataLaura Esquivel · Can Yayınları · 20214,285 okunma
Pek çok kez buğday, fasulye, halfa otu gibi tohumları çimlendirmiş olan Tita, bu tohumların büyürken ve yeni bir biçim alırken neler hissettiklerini hiç düşünmemişti. Şimdiyse kabuklarını patlatıncaya kadar içlerine işlemesine izin verdikleri suyun yeni bir hayatın başlamasını sağladığını hayranlıkla düşünüyordu. Büyük bir gururla içlerinden minik bir kökün filiz çıkarmasını seyrediyorlardı. Biçimlerinin değişmesini alçakgönüllülükle kabul ediyor ve yapraklarını büyük bir zarafetle dünyaya gösteriyorlardı. Tita da basit bir tohum olmak isterdi doğrusu. Toplumun tepkilerini önemsemeden, ne diyeceklerini düşünmeden karnında taşıdığı şeyi tüm dünyaya gösterebilmek isterdi. Tohumların böyle dertleri yoktu elbette...
O anda, lokma tatlısı yapılırken kaynamakta olan sıvıyağa atılan hamurun neler hissettiğini çok iyi anladı.
Duyduğu korku karşısında bütün vücuduna dalga dalga bir sıcaklık yayıldı. Bu sıcaklık o kadar gerçekti ki sıvıyağda kızaran hamur parçasının her tarafını kaplayan köpükçükler gibi bütün vücudundan, yüzünden, karnından, kalbinden, göğüslerinden, her yerinden kabarcıklar fışkırdı.