Davardan döndük dedeme biraz partileyelim dedim.Semaveri hazırla tütün tabakasını da getir Bitch dedi.
İlk ders ilk hayaller Zamanı bükerek avuçlarımda sessizce, Her gece o meçhul eşiğin nöbetini tuttum Sandığımda sararan hiç yazılmamış mektuplar Duvarımda yüzünü göstermeyen o tozlu ayna, Ayla Kaya-Muhtemel Aşk Kul Nefsani dedem zamanı düşünüyordu sessizce zaman belini bükmüş her gece astım nöbeti dedemi sürekli nöbete kalkan bir asker haline getirmiş saat 3-5 nöbetleri onu uykusuz bırakıyordu ninem fatmadan sonra evde bir ben birde dedem yalnız kalmıştık hatırlıyorumda çocuk yaşta benimde pek çok yaramazlıklarım olmuştu her çocuk gibi gönlüm haylazlık ve yaramazlıktan kurtulamıyordu kedilerin kuyruğuna taş bağlar evdeki hizmetçilerin yüzüne su tabancamla üzerlerini ıpıslak ederdim mutlaka hatta zavallı ninemi az korkutmamıştım mantar tabancası o kahraman ve şeçaat sahibi ninem az terlik ile az kovalamamıştı beni yollar karla dolarken ben ilk tayin yerim olan Mardin Ömerlinin bir köy okuluna doğru gidiyordum yalnız her zorluktan sonra bir kolaylık vardır derdi nefsani dedem Nefsani dedem Mardinde bir bağ satın almış Ali oğlum dedi bu bahçeyi sana emanet edeceğim ancak şunu unutma emanete hassasiyet göstermezsen gökyüzünde fesat çıkar tohum bozulur bunu unutma dedi ve abdest almaya alıştır kendini abdest alırken suyu israf etme diye öğütlüyordu ben ise Duvarımda yüzümü göstermeyen o tozlu aynanın ardından suyu nasıl kapatırım nasıl kısarım onu düşünüyordum Masada kuruyan kırmızı gül yaprağı Ve masamda rengini unutmuş kurumuş bir gül yaprağı...Hepsi senin o gelmeyecek ayak seslerinin şahidi. Ayla Kaya-Muhtemel Aşk Fatma Ninem dayım Mustafanın resmini hiç bir zaman masasından kaldırmazdı Mustafa dedem anne ve babam trafik kazası geçirdikten sonra bana ilim öğretti ben ise sürekli kaçıp kaçıp bahçeden gül koparmanın peşindeydim amcazadem ise ilahi takdire tam bir
Duygu ve Düşünce
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir bardak Leyla meselesi
Ananem dedeme küstüğünde çayını geç demlerdi.☺️ Geç gelen çaya bakıp dedem: 'kıyamadın bana Leylam he mi? Gel içelim de konuşalım ' derdi.ananem çayını bekletirdi , dedem beklerdi...çay sıcak , sohbet derin idi....şimdi çaylar soğuk sohbet dersen var ile yok arası... Lâl 🍂
Rahmetli Hc. Elbeği ve Hc. Abbas dedelerimin bir anısını anlatayım. Elbeği dedem Abbas dedemin abisi ama abilikten öte benliği gibi. Kardeşi öldüğü zaman ciddi ciddi kendini kaybetmiş birisi. Şimdi bunu değilde Abbas dedemin kitap okumak, büyükleriyle sohbet etmek için abisi Elbeği dedemi çocukken dolandırmasını ve çoluğa çocuğa karıştıkları dönemde Abbas dedemin Elbeği dedeme karşı vefasını anlatacağım. Elbeği ve Abbas dedelerim küçükken bir gün anneleri Abbas dedeme bakkala gidip ekmek almasını söylemiş misafir gelecek diye. Abbas dedem kitap okumak, büyükleriyle sohbet etmek için yalandan abisi Elbeği dedeme gidip sanki annesi onun bakkala gidip ekmek almasını istemiş gibi söylemiş. Yazık Elbeği dedem de inanmış ve bakkala gitmiş. İkinci anılarını anlatayım. Abbas dedem Kocaeli'de oturuyordu. Zamanında biriktirdiği parayla İstanbul'un Küçükçekmece ilçesinin Sefaköy semtinde arsa almış. Elbeği dedem de hanımı ve yedi çocuğuyla kalacak yerleri olmadığından kardeşinin arsası diye oraya derme çatma bir ev yapıp yaşamaya başlamış. Malûm o dönemin belediyesine batıyor herhalde gelip evi yıkıyorlarmış. Tamam, karşı sokakta bir diğer abisi Hc. Salman dedem oturuyor da o kadar çocukla bir kalırsın, iki kalırsın daha adamın vicdanı el vermez. Sonra bizim bir başka akraba öyle bir şey olmadığı hâlde Elbeği dedeme gidip sanki Abbas dedem o arsayı abisi Elbeği dedeme satmak istiyormuş gibi söyleyip onun adına para alıp gitmiş. Rahmetli Elbeği dedem de demiyor ki: "Tamam gardaşım arsayı bana satıyor da tapusunu niye çevirmiyoruz?". Bu üçkağıtçı akrabanın yaptığı Abbas dedemin kulağına gidiyor ve abisi Elbeği dedeme kendisinin öyle bir şey yapmadığını ve istemediğini, akrabanın oyunu olduğunu söylüyor. Sonra bakıyor abisi Elbeği dedem o kadar çocukla sersefil olmasın diye
Dedemle babaannemin evlenme hikayesini öğrendim
Yıl bilmem kaç dedem 19 yaşında o zamanlar arkadaşıyla babannemi oyun oynarken görüyor babaannem de kaç yaşında 8,arkadaşına dönüp bu kız büyüdüğünde çok tatlı olur diyor ve gidiyorlar evlerine. Aradan yıllar geçiyor dedem 25 babannem 14 yaşına geliyor dedeme kız görmeye gidecekler bi yakınları şunun kızı var falan diyor gidiyorlar bi bakıyor dedem o küçük kız, babaannemi beninden tanıyor ve evleniyorlar tabii ikiside çok gençken hastalanıp 14 ay arayla vefat ediyorlar ama hayatta kalan 9 tane çocuk bırakıyorlar dünyaya. Ve söylemeden geçemeyeceğim küçücük çocuğa neden göz diktin minicikmiş daha
Okumak istedikten sonra...
Yer, zaman, mekan farketmez.. Her yerde okunur yeter ki isteyelim... Bahanelerin arkasına sığınmayalım 🙃 yanımda oto koltuğunda oğlumla oyun da oynuyorum kitabımı da okuyorum yoksa bu yollar bitmez 🥰 Heyecanla gidiyorum içim içime sığmıyor sürpriz yapacağız en çok kayınbabam için seviniyorum dün telefonda çok buruktu bir siz yoksunuz dedi dayanamadım hadi sürpriz yapalım dedim eşime ve yoldayız🥰 Annem de bir yerlerden bizi izliyor biliyorum oğlum gelinim torunum geliyor diye seviniyor hissediyorum 😔 İnşallah bir bayram dedeme de gitmek nasip olsun 🥰 sevdikleriniz hayattayken sımsıkı sarılın 😔 Toprak aldığını geri vermiyor 🥲