• İnsan ki, zalum ve cehuldür emaneti kabul etti, dağ taş almam dedi, insan aldı.
  • Aşık dedi ki: "Ben, susuzluk hastalığına tutulmuş birisiyim. Biliyorum da su beni öldürür. Fakat bu hastalığa tutulan, sudan kaçamaz ki. İsterse su onu yüzlerce defa öldürsün, harap etsin! Elim, karnım şişse bile suya olan aşkım azalmıyor. Karnımı görüp, "Bu ne?" Diye sordukları zaman, keşke bütün deniz karnıma aksaydı, diyorum."
  • Bağışlamak mı? dedi. Ortada bağışlanacak bir şey yok ki. istersen bugün öğleden sonra, Uğultulu Tepeler'e gidip, benim kızgın olmadığımı, sadece onu kaybettiğim için üzüldüğümü söyleyebilirsin Ellen. Hele hiçbir zaman mutlu olacağina inanmadığım için daha da üzgünüm. Benim onu görmeye gitmem söz konusu olamaz elbette. Artık sonsuza kadar ayrıldık.
  • Senin için ölürüm dedi.Benim için zaten öldün dedim. Cesedini alıp çıktı… 👣
    |•Küçük İskender
  • Merhaba gelmeyen sevgilim,
    merhaba sevmeyen sevgilim,
    merhaba yalnızlığın ortasın da terk edip giden sevgilim. Merhaba
    Tanıdın mı bu ihanet ettiğin kızı?
    Senin istediğin gibi başlayayım sözlerime.
    Neden terk ettiniz ki sizi seven bu kızı ?
    Çok mu zor geldi paşam adam gibi sevmek adam gibi sevilmek
    daha mı değerliydi 2 kelime ile yataklara dökülmek.
    ne çabuk unuttun beraber güldüğümüz beraber üzüldüğümüz o günleri
    başkasının nasıl oldun ne çabuk ?
    anılara da da mı saygın yoktu
    giderken bir veda bile etmedin.
    gittin şimdi.
    bir mevsim değil koca bir hayat girdi aramıza
    biliyorum ne sen döne bilirsin artık ne ben kapıyı açabilirim. belki son bekleyişimdi bu umutsuzca
    imkansızı beklemekti benim kisi.zaten olmadı böyle bir aşk
    benim kafamda kurduğum hayallerimdi belki de.
    sadece oyundu bu aşk
    ama bu oyun da en çok kalbim hasar gördü
    kırıldı,param parça oldu hatta yok oldu
    aslın da vardı büyük bir aşk, büyük bir sevgi
    ama ben o hikaye de hiç olmadım çünkü hiç sevilmedim
    ama çok çok sevdim
    şimdiler de ben mutsuz, umutsuz
    o mutlu ve umutlu
    aşk aslında bana hiç uğramadı.
    geçen gece annem hıçkırıklarımı duyup odama geldi
    bu sefer ağlayışlarımın sesini biraz kısmalıymışım
    kelimeler boğazıma dizildi.
    yaşattıklarını anlatmak isterken annem “Allah’ın dan bulsun dedi.
    Söyle şimdi annemin ahı tutar mı sana sevmeyen sevgilim
    insan her şeye alışır da ben bir türlü sensizliğe alışamamışken sen ellerin nasıl oldun ?
    sen de haklısın.
    ben bile kendimi sevmezken senin beni sevmeni beklemek saçmaydı.
    unutursun dedin.
    nerden bileceksin sen, sensizliği hiç tattın mı ki ?
    o gitti demeye dilim varmıyor.
    seni bana soranlara o da çok sevmişti demek isterdim.
    ama ilk yutkunuyorum. gözlerim doluyor biraz.
    ve sonra “o kim ?” diyorum.
    tanımadığımı söylüyorum en güzel günlerimi geçirdiğim adamı
    yaşayacağımız pek çok şey vardı daha
    yaşayamadığımız pek çok şey.Sayende
    bir gün sen de özleyeceksin pişman olup geri döneceksin
    benim içim de bir adam onun için de başka bir kadın
    ayrıldık işte mutlu oldu eller.
    çok gördüler bana ufak bir sevgiyi, mutluluğu
    herkes bu ufacık kalbimi kırdı. başta sen olmak üzere
    en çok ta ne koydu biliyo musun?
    ömrüm dediğim adam aslın da beni hiç sevmemiş
    küçük bir kız çocuğu ile oyun oynar gibi oynamış benimle.
    ihanet etmiş, aldatmış, şerefsizmiş, koskoca bir yalanmış
    eğer bir gün geri dönmek geçerse içinden.
    sakın dönme.çünkü benim kabul etmem seni.
    tamam inkar da etmem sevdiği ama dönme işte
    ben alıştım sensizliğe,ben alıştım her gece gözlerim şişene kadar ağlamaya, dışarı çıktığım da o sevgililerin arkasından bakmaya
    benden sonra kime, pardon kimlere canım dediysen
    kimlere sevdiğini söylediysen onlara git.
    bana yazdığın sözleri onlara yazarken hiç mi zorlanmadın ?
    beni değil de o sürtükleri seçtiğin için pişman olma.
    onlar gibi olmadım ben.
    hiç mi gelmedim aklına lan ?
    üzülmeme bile dayanamayan sen şimdi beni gecelerce ağlatmaya nasıl dayanıyorsun?
    söylesene ulan söyle nerdesin? hiç mi özlemedin beni ?
    seninle olan her şey aklımda gözlerim,saçların,ilk buluşmamızda giydiğin kıyafetler, özellikle gözümün içine bakıp seni hiç bırakmayacağım deyişlerini hiç biri unutmadım ben.hiç birini
    bu yaşadığımız anıları kimseyle kirletmedim. kirletemedim ben.
    senin gibi tutmadım başkalarının ellerini.ayrıldıktan sonra senin gibi başkalarının kolların da avutmadım kendimi.gecelerce ağladım.kimi zaman aralıksız sigaralarımı yaktım.sana sorsalar adımdan başka hiç bir şeyi hatırlamazsın.sen kirlettin o anıları, sen mahvettim o güzel geleceğimizi,sen öldürdün be adam doğmamış oğlumuzu
    bunları günahı hep senin.benim tek günahım sevilmeye laik olmayan birini sevmekti.
    neyse sevgilim ben aynaya bakıp ta gördüğümden daha çok sevmiştim seni.
    hoşçakal
    seni artık tanımayan kızdan sana son veda
    hoşçakal.
  • Hıçkırıklar arasında,gülerek,"Bu ev,bunca yarayı sığdırabilmek için çok küçük, "dedi.
    Rauda Jamis
    Sayfa 226 - Everest
  • İşe girdikten iki ay sonra bir pazar günü buluşmayı teklif ettim Sevtap'a. Sesim titreye titreye, başım önde söyleyebilmiştim güçlükle. Sevtap anladı halimi, "Bu kadar sıkma kendini hocam ya! Uzaktan bakan da kız istemeye gelmişsin sanacak, buluşuruz tabii ki, ne olacak," dedi neşeyle. Dünyalar benim oldu sanki, o dakka Sevtap'la çok mutlu bir hayatımızın olacağını, onu asla bırakmayacağımı, yüreğimin en derinlerinde hissettim. Buluştuk pazar günü, yemek yedik, sahilde yürüdük, parkta çay içtik, sinemaya bile gittik. Onu otobüs durağına bıraktığımda ayaklarım yerden kesilmişti artık. Çılgın bir âşık gibiydim, yarım yamalak evlilik hayalleri kurmaya başlamıştım eve dönerken. Sabahı zor ettim o gece.