"Sence sadece kanser mi? Psikiyatriye gittim. Antisosyal kişilik bozukluğu olan bir erkeğe ilaç yazıldı ve askere gidebilir raporu verdi. Şaka gibi. Bana döndü. Kendime zarar verdiğimi ve çevreme de zarar verebildiğimi söyledim. Psikiyatrist adam güldü ve "sevgilinden mi ayrıldın?" diye cinsiyetçi bir soru sordu alayla. "Hayır" dedim. Bir ilaç hafif yazdı. Yolladı. İlaç midemi bulandırdı. Kullanamadım. Psikoloğa da göndermedi. 15 yaşımda psikologa gittiğimde psikolog kadın elime kitap adı yazdırdı. "Sosyal fobi değil, çekingenliğin var. Bazı insanların az arkadaşı olur" diyip bütün hayatımı, kullanamadığım tek toplu taşımayı bile anlamadı. Çok sinir oldum. En sonunda ben araştırıp kendimi kendi yöntemlerimle hayatta tutmaya çalıştım. Tek tek özgün taktikler buldum toplu taşıma kullanmak ve insan içine tek kalabalık yerlere gitmek için. Nefes alamıyorum. "Sanırım burnumda et var" dedim. Adı üstünde "sanırım". Kesin değil. Burnuma bir ışık tutup baktı kulak burun boğaz erkek doktor. Bir film bile çekmedi veya tavsiye vermedi belki başka bir şey olabilir diye. "Köpek g*tünü görmüş yaram var sanmış" dedi. İlaç bile yazmadı. Odayı sinirle terk ettim. Böbreğime baktırmayı bile halamın doktorun üstünde birkaç ikazıyla oldu. Yanılmadım. Böbreğimin biri küçük, diğeri biraz büyüktü. Enfeksiyon vardı. Bir keresinde de böbreklerime bakan kadın doktor beni zorbalayarak 15 yaşımda "erkek doktor baktırmazsan bakar" tehdidiyle yanımda halam da varken cinsel muayene yaptı. Doktorların çoğundan nefret ediyorum. Narsist, ruh hastası, kendini beğenmiş ve katil ruhlu bilinçli veya bilinçsiz dikkatsiz insanlar topluluğu. Kan testlerine bile dikkatli bakmıyorlar. Bir şeyinin olmadığını söylüyorlar. Vücudunda tamamen eksiklik çıkana kadar susuyorlar. Neymiş? Değerler birkaç değerle