Burda çok iyiyim, dedi.
Rahat mısın, dedim.
Çok rahatım. Hayatımda hiç olmadığı kadar.
Öyleyse, üzerine toprağı gönül rahatlığıyla örtebiliriz , dedim.
Evet, evet, dedi.
İlk toprağı (iki kürek) ben attım. Sonra tüm dostları.
-Anlattığınız bu olayı kendi gözlerinizle mi gördünüz?
-Sayın yargıç, Savcının bu sorusunu anlayamadığımı itiraf edeyim.
-Demek itiraf ediyorsunuz.
-Neyi?
-Her şeyi.
- Ama ben...
-Sanık itiraf etmiş ve dâvâ bitmiştir.
-Çok mutlu bir insana benziyorsunuz, dedim.
Güleç yüzü daha bir güleçleşti.
-Ben mi? Mutlu mu, diye sordu.
-Evet ,dedim. Mutluluğunuz yüzünüzden okunuyor.
-Ne garip, dedi. Annemi dün, karımı da bugün yitirdimn
-Niçin kaybolmuş fotoğrafları arıyorsun? Elinde bir makinen var. Görüyorum. Yeni fotoğraflar çeksene.
Hattâ o kaybolan fotoğrafları.
-Ama onlar hayallerimdi.
Bu adamı hiç gözüm tutmamıştı.
Ama bunu kendisine söylemedim.
Ona sorumlu bir görev verdim.
Görevin üstesinden geldi.
Çok şaşırmıştım. Araştırdığımda gördüm ki, ona yanlış bir görev vermişim.
Bunun üzerine istifamı verdim.
...