Fazla konuşuyorsun, diye sitem ediyorum kendime, başkalarını fazla dinliyorsun, fazla kahve içiyorsun, yabancı odalarda fazla oturuyorsun, uykuların fazla rahatsız, fazla uyanık kalıyorsun, fazla sığ düşünüyorsun, fazla ümitlisin, kendini fazla teselli ediyorsun.
Devamlı akan su durulduğunda serinliği özlenir ve insan karısını kaybettiğinde de onu ne kadar çok sevdiğini anlar. Anlayabilmek için en kotüsünün başa gelmesini beklemek ne acı. Neden mutuluğu ancak çekip giderken çıkardığı sesle tanıyabiliyoruz?