...içimde düşünceler doğup büyüyor, sonra adam oluyor ve yine içimde ölüyorlar. Kocaman bir mezarlığını ben, uçsuz bucaksız bir mezarlık, içimde benim fikirlerime ait bir sürü haç dikili. Sadece ölüyor da değiller, aynı zamanda imha oluyorlar ve en korkunç olanı ise, çözülüp çürüyorlar.
Bir canlı varlık öldüğünde acaba ne ölüyor? Acaba
sadece verilmiş olan zaman mı ölüyor? Şu an mı, bu bakış mı? Yoksa bu evren mi ölüyor ve güneş mi karanyor? Başkası için mi ölüyor bizim geçmişimiz ve geleceğimiz? Bizim için sadece şimdiki zaman mı ölüyor? Yoksa biz başkası için ölüyor, kendimiz için var olmaya devam mı ediyoruz?