Adı:
Sivrisinek Şehirde
Baskı tarihi:
Ocak 2015
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054708871
Kitabın türü:
Çeviri:
Fahrettin Çiloğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dedalus Yayıncılık
“Ay sıradan bir sokak lambası değildir, bunu herkesbilir. Kim bilmiyorsa, zamanı gelince öğrenir.”


Yukarıdaki cümle, içinde masmavi gözlü bir sivrisineğin uçtuğu bu romandan. Katilini arayan bu kanatlının romanı, Sivrisinek Şehirde. Sadece onun da değil: kednini ararken kurbanıyla karşılaşan Cimşer’in, grafoman bir yazarın, gördüklerini farklı değerlendirebilme yetisi olan Lia’nın, Lia’yı pek anlamayan abisi Gia’nın yollarının nasıl kesiştiğini anlatan öyküsü. Herkesin ve aslında hiç kimsenin. Farklı katmanlarda ilerleyen olay örgülerini başarılı bir şekilde okuyucuya aktaran Ahvlediani, bu romanıyla, bilinç akışında bize de bir yer açıyor kendimizi bulabilmemiz için.
Gürcü Edebiyatından düşünsel bir kitap…


Sanırım ilk defa bilinç akışı tekniğiyle yazılmış bir kitap okuyorum. Açıkçası kitabı okumaya başladığımda pek anlam veremedim, çünkü olaylardan parça parça bahsediyor, sürekli konudan konuya atlıyor ve anlatılan olayla alakasız şeylerden bir süre bahsedip sonra konudan çok saptığını itiraf ederek hikayeyi anlatmaya devam ediyor. Asıl olayı anlatırken de okuyucunun kafasında buğulu bir olay yeri bırakıyor. Hiçbir olay yerini tam olarak tüm ayrıntılarıyla anlatmıyor. Yani çoğu şeyi okuyucunun hayal gücüne bırakıyor.
Bu söylediklerim aslında yazarın özellikle kullandığı bir teknik. Okumaya devam ettikçe kitabın başlarında o yarım bırakılmış şeylerin yavaş yavaş tamamlandığını, boşlukların doldurulduğunu görüyoruz. Ama yazar her zaman açık kapı bırakmayı da ihmal etmiyor.
Kitabın ana karakterlerinden olan Cimşer biraz tuhaf birisi. Yaptığı veya yapacağı her şeyi sorguluyor, yaptığı bir seçim sonucunda neler olabileceği hakkında onlarca senaryo kuruyor ve yarattığı karmakarışık olaylar zincirinde kendine en uygun seçeneği arıyor.
Lia ise her zaman umut dolu ve farklı bir karakter. Diğer insanların çok da dikkat etmediği şeylere önem veriyor ve olayları çok farklı yorumluyor.
Kitabın ilginç kısmı ise olayların ve mekanların belirsiz olduğu gibi zamanın da belirsiz olması. Zaman akış içerisinde değil ve anlatılan olaylara kitabın ilerleyen sayfalarında tekrar geri dönülüyor ve farklı bir ayrıntı veriliyor.
Dahası kitapta canlı cansız ayrımı da yok. Kitap ruhun ölümsüzlüğü ve ruhların ölümden sonra tekrar tekrar farklı varlıklarda meydana geldiği bir anlatıma sahip. Mesela yazar bir yerde balık oluyor ve hayatın akışını kendi gözünden anlatıyor, daha sonra bir taş oluyor ve aynı şekilde düşüncelerini taşın ağzından dile getiriyor.
Daha önce bilinç akışı tekniğiyle yazılmış bir kitap okumadıysanız okurken sizin de benim gibi aklınız biraz karışabilir. Hatta bazı yerlerinde kitabı bırakmak isteyebilirsiniz ki benim aynen öyle oldu. Ama sonucunu merak edip kitabı bitirdiğimde okuduğum için pişman olmadığımı söyleyebilirim. İyi okumalar :)
Kitap aslında bir felsefe kitabı ama öyle ben felsefeden anlamam deyip gözünüz korkmasın. Sıkıcı da değil. Dil işçiliği harikaydı. Masalsı bir dili var. Hatta okurken kimi yerde duraksayıp düşündüğünüz oluyor. Yazarın nesnelerle ilişkisi çok tuhafti, hoşuma gitti. Bazen bir kaya parçasını konuşturuyor , düşündürüyor bazen de bizi bir akvaryumun içine sokup düşünmemizi sağlıyor.
Şu bölüm gerçekten hoşuma gitti:

"Ama öldükten sonra görevinin tamamlandığını nasıl anlayacağım? Acaba ölüm olmadan ölmek mümkün mü? Veya ben, bensiz ölebilir miyim?

Bir canlı varlık öldüğünde acaba ne ölüyor? Acaba sadece verilmiş olan zaman mı ölüyor? Şu an mı, bu bakış mı? Yoksa bu evren mi ölüyor ve güneş mi kararıyor? Başkası için mi ölüyor bizim geçmişimiz ve geleceğimiz? Bizim için sadece şimdi ki zaman mı ölüyor? Yoksa biz başkası için ölüyor, kendimiz için var olmaya devam mı ediyoruz"

Mavi gözlü sivrisinek bataklığını kurutanları ve kendi katilini ararken söylüyor bunları. Bir anlamda fabl gibi de düşünülebilir.

Son olarak yazarın bilinçakışı tekniğini de kullandığını belirtelim.

Tavsiyedir
  • Satranç
    8.7/10 (9.750 Oy)9.713 beğeni27.260 okunma2.007 alıntı126.270 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (11.141 Oy)13.970 beğeni36.187 okunma3.794 alıntı153.887 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (16.004 Oy)19.935 beğeni45.630 okunma3.586 alıntı193.008 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.943 Oy)9.216 beğeni30.247 okunma927 alıntı146.765 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.297 Oy)6.656 beğeni17.683 okunma2.987 alıntı90.475 gösterim
  • Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
    8.6/10 (6.386 Oy)6.089 beğeni18.031 okunma2.300 alıntı96.486 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (8.259 Oy)9.256 beğeni27.609 okunma2.934 alıntı121.812 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.930 Oy)9.469 beğeni26.624 okunma1.829 alıntı136.242 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.1/10 (10.018 Oy)11.815 beğeni29.637 okunma1.688 alıntı155.091 gösterim
  • İçimizdeki Şeytan
    8.6/10 (4.211 Oy)4.585 beğeni13.472 okunma2.832 alıntı75.723 gösterim
Bu kitap okuduğum en garip kitaplar arasında kesinlikle birincisi olur. Yazarın çok değişik bir anlatımı vardı. İlk başlarda kitabı anlamakta zorluk çektim ama biraz ilerleyince olaylar içinde süzülüp gittim.
Genel olarak sıkılmadan okuduğum ve beğendiğim bir kitapdı. Okurken ister istemez, sık sık düşüncelere daldım. Kitapta farklı karakterlerin farklı yaşamları üzerinden felsefe yapılmış. Lia'nın hayatla ve ümitlerle dolu olması...Cimşer'in yalnızlığı bıkkınlığı...Sivrisineğin ölüm ve yaşam üzerine düşünceleri ve arayışta olması... Hepsinden öğrenebileceğiniz pek çok şey var...
Varoluşu post-modern yolla sorgulayan, anlatımı değişik , çok katmanlı bir roman. Çok katmanlı dememde yer yer hikaye tadında bölümlerin yer almasından dolayı. Yazar zaten kitapta kendini bariz hissettiriyor yani bir kahraman olarak kendisi eşlik ediyor. Gürcü Edebiyatının geleneğinden de faydalanıyor. Metinarasılık var. İroniyi çok tatlı bir dille işlemiş. Dili sade ama cümleler çok su kaldırıyor. Ondan dolayı yavaş ve sakin bir şekilde okumakta fayda var.
İnsanları sayarken herkesten çok güneşe güveniyorum. Güneş aydınlatıyorken, her gölgeye bir insan düşüyor.
En gerçek yolculuk,kendi içine yolculuk etmektir.Bunun dışında her yolculuk,bir yanılsamadır.Ancak dikkat ettiğinde anlıyorsun ki,aslında kendi içine de yolculuk yapmıyorsun,sadece olduğun yerde duruyorsun ve evren senin içinde hareket ediyor.
Sabah tuhaf bir şey,o mevcut.Her sabah güneşin doğuşuyla başlar,ama güneşin batışıyla başlayan sabah da mümkün,çünkü herkesin kendi sabahı var.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sivrisinek Şehirde
Baskı tarihi:
Ocak 2015
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054708871
Kitabın türü:
Çeviri:
Fahrettin Çiloğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dedalus Yayıncılık
“Ay sıradan bir sokak lambası değildir, bunu herkesbilir. Kim bilmiyorsa, zamanı gelince öğrenir.”


Yukarıdaki cümle, içinde masmavi gözlü bir sivrisineğin uçtuğu bu romandan. Katilini arayan bu kanatlının romanı, Sivrisinek Şehirde. Sadece onun da değil: kednini ararken kurbanıyla karşılaşan Cimşer’in, grafoman bir yazarın, gördüklerini farklı değerlendirebilme yetisi olan Lia’nın, Lia’yı pek anlamayan abisi Gia’nın yollarının nasıl kesiştiğini anlatan öyküsü. Herkesin ve aslında hiç kimsenin. Farklı katmanlarda ilerleyen olay örgülerini başarılı bir şekilde okuyucuya aktaran Ahvlediani, bu romanıyla, bilinç akışında bize de bir yer açıyor kendimizi bulabilmemiz için.

Kitabı okuyanlar 40 okur

  • Fatih Erkan
  • Beyza Nur
  • zeynep
  • Taha Mutlu
  • Emre Kennedy
  • Hakan Tuna
  • Berra çam
  • Seray Kahyaoglu
  • Rana Sıla
  • Hatice  Gülden

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.1 (1)
9
%0
8
%33.3 (3)
7
%22.2 (2)
6
%33.3 (3)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0