Puan vermedi·432 syf.··
2026 24. kitabı
Seriyi bozup 2.hikayeden basladim iyi ki öyle yapmisim king ile kiyasladigimda orada incitmekden korkarak seven bir adam vardi ama, burada( Nero) adina cok uygun bir karakter tabiri caizse yakicı ve egoist bir adam . Payton( savannah) karsilastirdigimda benzer yönü aile tarafindan görünmez gibi davranilan ötelenen asla deger verilmeyen bireyler olarak yetisince kendi ayaklari uzerinde durmaya çabalayn cicekler. Hikayeye gelrsek kendi halinde evinden isine asla sosyal cevresi olmayan korkak ve kaçak yasan payton evine giren tehlikeli oldugunu bildigi bir adama bir anda güven duyuyor ve hayatina isteyerek aliyor tutunacak bir dal buldum edalarinda yalnizligina kim olursa olsun kabul durumunda yilana sariliyor. En mahrem konularini acarak gecmis travmalarini paylasiyor ve burada hayatina zıt bir evrene gecis yapiyor tabi şansi yaver gidiyor hem aski hem sahiplenilmeyi o kdr cok seviyor ki diger en kotü olan herseye tamam deyip bir yola cikiyorlar. Nero zorlu bir hayattan kendi kurdugu imparatorlugunda yalniz kurt olarak yol aliyor once ben diyen bir adam tehlike kendisi saplantili ve incitmekden asla cekinmeyen biri paytona yaptigi her seyi ama her sınır ihlalini kendi istekleri ve zevki icin yapiyor ve buna ask diyor . .
NeroS. J. Tilly · Martı Yayınları · 2025209 okunma
10/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
Hititlerin dünyasında geçen bu hikâyeyi okurken hem tarihin derinliklerinde dolaştım hem de insanın değişmeyen duygularına tanıklık ettim. Hikâyenin geçtiği Nerik, bugün Vezirköprü/Samsun sınırlarında yer alıyor. Yaşadığımız toprakların binlerce yıl önce de insanların umutlarına, korkularına, savaşlarına ve barış özlemlerine ev sahipliği yaptığını hissettim. Vezirkõprülũ bir yazarın kaleminden, Vezirköprü'nün kadim geçmişine yapılan bu yolculuk benim için ayrıca kıymetliydi, Yazarının tanıdığım, değer verdiğim bir eğitimci olması da kitabı benim için ayrı anlamlı kıldı. Tarih ve edebiyatı bir araya getiren, akıcı diliyle kendini kolayca okutan bu güzel eser için Bünyamin Kıvrak Hocama teşekkür ederim. Tarih ve romanı seven herkese tavsiye ederim.
Dağ Güvercininin YüreğiBünyamin Kıvrak · Alakarga Sanat Yayınları · 20266 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
5/10
·446 syf.··
2026 50. kitabı
·
62 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:00
İçeriğinin taşıdığı akademik değer tartışılmaz olsa da, mevcut baskısındaki çeviri ve redaksiyon sorunları nedeniyle okuması oldukça zahmetli, tahammül edilmesi zor hataları sürekli hale getirmiş bir metin. İlgilenenler için eserin dili ve dizgisi titizlikle gözden geçirilmiş yeni bir baskısını beklemeleri çok daha isabetli bir karar olacaktır. Yeni baskıyı bekleyemecek arkadaşlar için ise sabır diliyorum. Berbat bir redaksiyon.
Tarih Nasıl Yapılır?Clarisse Coulomb · İletişim Yayınları · 201311 okunma
4/10
·213 syf.··
2026 105. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 23:52
Serinin 3.cü kitabı patladı resmen adam zaten berbat bir salak kadın tarif edilen şekilde olsa bu malı asla kabul etmez ama burada etti . Cassidy lise zamanı yan komşusu James/Knuckles aşık fakat kız hani okulun sakin sessiz kızı oğlanda yakışıklı . Bunlar komşu olduğundan evin orada gayet yakın arkadaş gibiyken çocuk okulda kıza bakmıyor bile yani öyle bir şahsiyetsiz o yaşa göre bile . Cassidy 'nin güya yakın arkadaşı okulun en güzel kızlarından bu kız gidip aslında istediği erkek olmadığı halde James yatıp birde hamile kalıyor . Cassidy tabi şok ikisi ile muhabbeti kesiyor okul bitsin kurtulayım derdinde . Bu iki yüzsüz kızdan düğünde nedime olmasını istiyor kız kabul etmeyince kıza utanmadan çemkiriyor oğlan rezillik resmen . Bu aradA tüm bu bokları yerken aslında kıza ne kadar değer verdiğini ilerde onla bir yakınlık hayal ettiğini falan düşünüyor . Bu olay dizisi zaten sinirimi kaldırdı ama hepsinin yaşlar malum günümüzde toplanır . Bu aptal James o leş kızla evleniyor Cassidy orduya yazılıp çıkıp gidiyor . James ile karısı çocuğu kaybediyor karısı buna devamlı yaptığı gezileri Cassidy ziyareti diye yutturuyor . Yani adamın embesilliği inanılmaz boyutlarda bakın sonunda boşanıyorlar . Aradan 11 sene geçmiş Cassidy'nin babası ölüyor kız kasabaya dönüyor . Tabi küçük yer herkes tanışık kızı yemek dağıtım ve işlerinin başına geçiyor Kulübe iş yapıyorken bunlar karşılaşıyor . Ve tabi bizim mal James kıza yine yok karıma yataklık yaptın beni aldattı diye kıza saçmalıyor . Bir insan daha ne kadar gerzek olabilir derken durum anlaşılınca özür yani adam devamlı sıçıp batırma durumunda . Bakın kimse bu adamı kabul etmez yani mantıken . Cassidy gibi bir kadın asla etmezdi ama işte yazar ettirdi .
Property of KnucklesChristine Michelle · Moonlit Dreams Publications · 01 okunma
8/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 16:01
Annemin Uyurgezer Geceleri, aile ilişkilerine, geçmişin izlerine ve insanın iç dünyasına dokunan etkileyici bir kitaptı. Ayfer Tunç, sade ama güçlü anlatımıyla karakterlerin duygularını ve yaşadıkları kırgınlıkları okuyucuya samimi bir şekilde hissettiriyor. Kitabı okurken bazen hüzünlendim, bazen de insanın en yakınlarıyla olan bağlarını ve onları ne kadar tanıyabildiğini düşündüm. Akıcı dili sayesinde kolayca okunuyor; ancak bitirdiğinizde zihninizde uzun süre yer etmeye devam ediyor. Özellikle insan psikolojisini, aile dinamiklerini ve duygu yüklü hikâyeleri sevenlere gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Bence insanı hem düşündüren hem de kalbine dokunan, okunmaya değer eserlerden biri.
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267bin okunma
9/10
·136 syf.·
2026 76. kitabı
Kişisel gelişim klişeliği saçmalığından boğulduğum şu dönemlerde böyle bir kitap okumak ilaç gibi geldi. Modern kişisel gelişim kültürüne karşı yazılmış kısa ama etkili bir eleştiri olmuş. Kitap, okuyucuya sürekli daha mutlu, daha başarılı, daha üretken olma baskısı yapan anlayışı sorgulatıyor. Bu yönüyle kitap, okuyucuya rahatsız edici ama düşündürücü sorular soruyor. İnsanlar günümüzde en iyisi, en başarılısı olmalı, iş değiştirmeli, yeni beceriler kazanmalı, pozitif düşünmeli, kısaca her koşulda en iyisi olmalı başlıkları altında koşturuluyor. Yazar ise bu baskının insanı özgürleştirmek yerine yorduğunu savunuyor. Bazen ilerlemek yerine durmak, her şeye “evet” demek yerine “hayır” diyebilmek ve sürekli değişmek yerine bazı değerlere sadık kalmak daha anlamlı olabilir diyor. Kulağa çağ dışı duran söylemler gibi geliyor değil mi? Yanıtımız ‘evet’ ise, biz de hız kültüründe kaybolmuşuzdur belki… Kişisel gelişim alanını tamamen reddetmesi nedeniyle bazı okurlara fazla sert veya tek taraflı gelebilir. Açık yüreklilikle bu kitabın yazılması ve yayınlanması çok yerinde bana göre, böyle bir kitaba ihtiyaç vardı kesinlikle. Ve tüm bu fikirlerin temelini Stoacılığa dayandırmış. Bu açıdan da çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Peki ‘hız kültürüne’ karşı ne yapacağız? Yazar bunu 7 başlıkta açmış ve örneklendirmiş. Zaten ‘7 adım’ olması da, ‘Etkili insanların 7 özelliği’ ‘5 adımda mutluluğu bul’ tarzında kişisel gelişim klişelerine bir gönderme. :) Başlıklar: 1. İÇİNE DÖNMEYİ BIRAK 2. HAYATINDAKİ OLUMSUZLUKLARA ODAKLAN 3. HAYIR ŞAPKANI TAK 4. DUYGULARINI BASTIR 5. KOÇUNU SEPETLE 6. KİŞİSEL GELİŞİM KİTABI YA DA BİYOGRAFİ YERİNE ROMAN OKU 7. GEÇMİŞE TUTUN
1000Kitap
Kişisel Gelişim Çılgınlığında Kendiniz KalabilmekSvend Brinkmann · İletişim Yayınevi · 2020292 okunma