Karakterler durmadan Godot'yu beklerler, tıpkı Sisifos'un kayayı tepeye doğru itmesi gibi. John Lennon bir keresindere demişti: "Hayat, siz başka başka planlar yapmakla meşgulken başınıza gelenlerden ibarettir". Kendi "Godot"muzu beklerken haya-tımızın ne kadarını sadece ayak sürüyerek geçiriyoruz?
"Godot" yaşamın anlamını bulma arayışımızı kolaylıkla temsil edebilir. Gerçek aşkı, özgürleşmeyi, yönümüzü değiştirmeyi, ruhsal aydınlanmayı ve hatta belki de ölümü bekliyor olabiliriz. Hayat, soyut ve gizemli bir geleceği beklerken kendimizi meşgul etmenin rutini ya da saçmalığıdır. Ve biz farkına bile varmadan perde iner.